Cuma namazı; Kitap, Sünnet ve icma ile sabit olup hutbeyi de içeren, cemaatle kılınan iki rekatlı, diğer namazlardan farklı özellikler taşıyan ve her mükellefin yerine getirmesi gereken farz-ı ayn bir namazdır.1
Kişinin cuma namazına gitmesine amir, müdür, patron, şef vb. tarafından izin verilmemesi durumunda, öncelikle bunların makul bir yolla takındıkları menfî tavırdan vazgeçmeleri sağlanmaya çalışılmalıdır. Bunun mümkün olmaması hâlinde kişi, ya naklini başka bir yere yaptırmalı ya da maddî durumu müsait olduğu takdirde istifa etmelidir. Maddî durumu buna elverişli değilse görevine devam edip cuma namazına gitmeksizin öğle namazını kılar; bu durumda meydana gelen vebal amire, partona yahut şefe ait olur. İşçinin durumu da aynıdır.
İbn Kasım ve Şebramilisi bu konuda şöyle demektedirler:
Cuma namazına izin vermeyen bir işverenin yanında bir işçinin çalışabilmesi için, muhtaç olması gerekir. Muhtaç olmadığı takdirde cuma namazını kılmayarak yanında çalışması haramdır.2
Mevsıli, el-İhtiyar, 1/81
Halil Gönenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar, Yasin Yay., İstanbul 2012, c.1, s. 183

