Yedinci Şua'da geçen ilgili yerler şu şekildedir:
Birinci Sır: Bir şey zâtî olsa, onun zıddı o zâta ârız olamaz. Çünki ictimâü’z-zıddeyn olur, o da muhâldir. İşte bu sırra binâen, mâdem kudret-i İlâhiye zâtiyedir ve Zât-ı Akdes’in lâzım-ı zarûrîsidir. Elbette o kudretin zıddı olan acz, o Zât-ı Kadîr’e ârız olması mümkün olmaz.1
İkinci Sır: Nasıl ki nûrâniyet ve şeffafiyet ve itâat sırrıyla ve kudret-i zâtiyenin bir cilvesiyle bir tek güneş, bir tek aynaya ziyâlı akis verdiği gibi; hadsiz aynalara ve parlak şeylere ve katrelere, o kayıdsız kudretinin geniş fa‘âliyetinden ziyâlı ve harâretli olan ayn-ı aksini, emr-i İlâhî ile kolayca verebilir. Az ve çok birdir, farkı yoktur.2
Bundan sonra yazılacak olan üçüncü ve dördüncü sırdan tâ on üçüncü sırra kadar, arzuma muhâlif olarak başka vakte ta‘lîk edildi.3
Bediüzzaman Hazretleri aynı risalede "bir fihrist hükmünde bu sırrı açan esasları ve delîlleri icmâlen beyân ve on üç basamak olarak on üç sırra işâret etmek istedim. Birinci ve İkinci Sırları yazdım. Fakat maatteessüf hem maddî, hem ma‘nevî iki kuvvetli mâni‘, beni şimdilik mütebâkîsinden vazgeçirdiler." dediği yerde geçen "bu sır"dan maksadının "kelime-i tevhîdin bu ehemmiyetli sırrını, yani en büyük bir küll, en küçük bir cüz’ gibi olması ve en çok ve en az farkı bulunmaması" olduğunu ifade ediyor. Hâl böyle olunca bu hakikatin anlatıldığı, tevhide dâir risaleler mütalaa edildiğinde diğer 11 sırrın ortaya çıkması mümkündür. Özellikle şu ifadeler hangi risalelere müracaat etmemiz gerektiği konusunda bize yol göstermektedir:
Ve bilhassa Yirminci Mektûb’un âhirlerinde وَهُوَ عَلٰی كُلِّ شَیْءٍ قَدٖیرٌ bahsinde; ve haşre dâir Yirmi dokuzuncu Söz’ün Fâil muktedirdir bahsinde; ve Yirmi dokuzuncu Lem‘a-i Arabiye’nin اللّٰە اكبر mertebelerinden, kudret-i İlâhiyenin isbatında kat‘î burhânlarla iki kerre iki dört eder derecesinde isbat edilmiş.4
Bediüzzaman Said Nursi, Şua’lar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 145
Bediüzzaman Said Nursi, Şua’lar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 146
Bediüzzaman Said Nursi, Şua’lar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 147
Bediüzzaman Said Nursi, Şua’lar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 145

