Ahiret

08.05.2026

1

Kıyamet Sadece Dünyada mı Kopacak Yoksa Yedi Kat Semayı da Kapsayacak mı?

29. Söz’de geçen kıyamet vaktinde “âlem-i şehâdetin parçalanması” ifadesi nasıl anlaşılmalıdır? Kıyamet sadece dünya ve görünen maddî kâinatta mı kopacaktır; yoksa yedi kat semayı da içine alan umumî bir hadise midir?

10.05.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Şehâdet âlemi; duyularla idrak edilen her şey,1 akıl ve duyu/his yoluyla idrak edilebilen madde ve cisimler âlemi2 olarak tarif edilmektedir. Cenâb-ı Hak, Kur'ân'da, Mülk Suresi'nde şöyle buyurmaktadır:

O ki, yedi göğü tabaka tabaka olarak yarattı.3

İslâm âlimleri, ilgili âyetlere ve bazı keşiflerine dayanarak kâinatta üst üste yedi semâ tabakasının bulunduğunu, bunların üzerinde ise hepsini kuşatan Arş-ı Âzam tabakasının yer aldığını ifade etmişlerdir. Yine, bilinen yaratılmışlar âleminin ve mahlûkatın idrak bakımından “Sidretü'l-Müntehâ”da nihayete erdiğini belirtmişlerdir.

Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerine göre, maddenin bölünemeyen en küçük yapı taşları esir maddesidir. Uzay denilen hadsiz geniş saha da hakikatte boşluk olmayıp bir esir denizi ile doludur. Nasıl ki suyun katı, sıvı ve gaz olmak üzere üç hâli varsa, esirin de yedi farklı hâli bulunduğunu, yedi semânın da esirin bu farklı yedi oluşumundan meydana geldiğini söyler.4

Kıyametin kopması ise, şehâdet âlemi diye ifade edilen madde ve cisme dair ne varsa hepsinin ölmesi demektir. Yedi kat semâ tabakası da maddî yapıya sahip olmaları cihetiyle kıyametin kapsamına dâhil olacaktır.

Ancak kıyametin bekā âlemine şümûlü olup olmadığı meselesi tartışmalıdır. Bir kısım âlimler; Arş, Kürsî, Levh-i Mahfûz, Cennet ve Cehennem'in kıyametin kapsamına girmeyeceğini söylemişlerdir. Diğer bazı âlimler ise bunların da kısa bir süreliğine bir nevi helâke mâruz kalacaklarını ifade etmişlerdir. Bu hususu Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri şu şekilde ifade etmektedir:

Şu mes'ele, pek çok ehl-i tahkîk ve ehl-i keşif ve ehl-i velâyetin medâr-ı bahsi olmuş. Şu mes'elede söz onlarındır. Hem de şu âyetin çok genişliği ve çok merâtibi var.
Ehl-i tahkîkin bir kısm-ı ekseri demişler ki: Âlem-i bekāya şümûlü yok. Diğer kısmı ise: Ânî olarak onlar da az bir zamanda bir nevi' helâkete mazhar olurlar. O kadar az bir zamanda oluyor ki, fenâya gidip gelmiş hissetmeyecekler. Ama bazı müfrit fikirli ehl-i keşfin hükmettikleri fenâ-yı mutlak ise hakîkat değildir. Çünkü Zât-ı Akdes-i İlâhî, mâdem sermedî ve dâimîdir. Elbette sıfâtı ve esmâsı dahi sermedî ve dâimîdirler. Mâdem sıfâtı ve esmâsı dâimî ve sermedîdirler, elbette onların aynaları ve cilveleri ve nakışları ve mazharları olan âlem-i bekādaki bâkıyât ve ehl-i bekā, fenâ-yı mutlaka bizzarûre gidemez.5

Bediüzzaman Hazretleri burada özetle şöyle demektedir: Bu mesele, İslâm âlimleri ve velîler arasında konuşulmuş bir konudur; kesin ve tek bir açıklama yoktur. Bir kısım âlimler, kıyamette yok oluşun bekā âlemini kapsamayacağını söylemiştir. Diğer bir kısmı ise, bekā âlemindekilerin de çok kısa bir an için bir çeşit helâke uğrayacağını; fakat bunun o kadar kısa süreceğini, âdeta hissedilmeyeceğini ifade etmiştir.

Fakat her şeyin tamamen ve mutlak şekilde yok olacağı düşüncesi doğru değildir. Çünkü Allah bâkîdir; O’nun isimleri ve sıfatları da bâkîdir. Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellîlerine mazhar olan bekā âlemi ve oradaki varlıklar da bütünüyle yokluğa gidemez.

Kaynakçalar
  1. İLYAS ÇELEBİ, "ŞEHÂDET ÂLEMİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/sehadet-alemi

  2. Muhlis Körpe, Risale-i Nur Istılahları, Süeda Yayınevi, S23

  3. Mülk, 63/7

  4. Bediüzzaman Said Nursi, Lemalar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, s. 69.

  5. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c. 1, s.49


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız