Önüne Yemek Gelince Okunacak Duâ
Sevgili Peygamberimiz (sav) önüne yemek geldiği zaman şöyle derdi:
اللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِيمَا رَزَقْتَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ بِسْمِ اللَّهِ
(Yâ İlâhenâ! Bize rızık olarak verdiğin şeyleri bereketli kıl ve bizi cehennem azabından muhafaza eyle. Allah’ın ismiyle.) 1
Resûlullah (sav) bir defasında ise şöyle buyurmuştur:
Cebrâil bana her geldiğinde mutlaka şu iki duâyı okumamı emrederdi:
اللَّهُمَّ ارْزُقْنَا رِزْقًا حَلَالًا طَيِّبًا وَاسْتَعْمِلْنَا صَالِحًا
(Yâ İlâhenâ! Bizi temiz helâl rızıkla rızıklandır ve bizi salih (hayırlı) işlerde çalıştır.)2
Yemekten Önce Besmele Çekmek
Hz. Âişe (r.anhâ)’dan rivâyet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuşlardır:
Biriniz yemek yediği zaman evvelinde Allah’ın ismini zikretsin. Eğer evvelinde Allah’ın ismini zikretmeyi unutursa şöyle desin:
بِسْمِ اللَّهِ أَوَّلَهُ وَآخِرَهُ
(Evvelinde ve sonunda Allah’ın ismiyle.)3
Yemek Yedikten Sonra Okunacak Duâ
Ebü Ümâme (ra)’dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah (sav) önünden sofra kaldırıldığı zaman –diğer bir rivâyette, yemeğinden ayrıldığı zaman şöyle derdi:
الْحَمْدُ لِلَّهِ حَمْدًا كَثِيرًا طَيِّبًا مُبَارَكًا فِيهِ غَيْرَ مَكْفِيٍّ وَلَا مُوَدَّعٍ وَلَا مُسْتَغْنًى عَنْهُ رَبَّنَا
(Sonsuz, gösterişten uzak ve ardı arkası kesilmeyecek şekilde hamd Allah’a mahsustur. Nimetler bizden kesilmeksizin, nimet istemeyi terk etmeden ve kendisinden müstağni olmadan ey Rabbimiz!)4
Ebü Saîd el-Hudrî (ra)’dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah (sav) yemeğinden ayrıldığı zaman şöyle derdi:
الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَطْعَمَنَا وَسَقَانَا وَجَعَلَنَا مُسْلِمِينَ
Bizi yediren, içiren ve bizi Müslüman eden Allah’a hamd olsun.5
Muâz b. Enes (ra)’dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Kim yemek yer ve:
الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَطْعَمَنِي هٰذَا وَرَزَقَنِيهِ مِنْ غَيْرِ حَوْلٍ مِنِّي وَلَا قُوَّةٍ
(Benim gücüm ve kuvvetim haricinde beni doyuran ve bu yiyeceği bana rızık olarak veren Allah’a hamd olsun’ derse bana nasîb eden Allah’a hamd olsun’) derse, geçmiş günahları affolunur.6
Sevgili Peygamberimizin (sav) bir duasıda şöyledir:
الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي كَفَانِي وَآوَانِي وَأَطْعَمَنِي وَسَقَانِي وَالَّذِي مَنَّ عَلَيَّ فَأَفْضَلَ وَالَّذِي أَعْطَانِي فَأَجْزَلَ الْحَمْدُ لِلَّهِ عَلَى كُلِّ حَالٍ اللَّهُمَّ رَبَّ كُلِّ شَيْءٍ وَمَلِيكَهُ وَإِلَهَ كُلِّ شَيْءٍ أَعُوذُ بِكَ مِنَ النَّارِ
(Beni her türlü musibetten koruyan, barındıran, yediren içiren, bana bol bol nimetler verip çokça ihsanlarda bulunan Allah’a hamd olsun. Her hâlimizde Allah’a hamd olsun. Ey herşeyin Rabbi ve Melîk’i ve her şeyin ilâhı olan Allah’ım! Cehennemden sana sığınırım.)7
Ayet ve Hadislerden İstifade Edilerek Hazırlanan Güzel Bir Dua
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
كُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا تُسْرِفُوا إِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ
الْحَمْدُ لِلَّهِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَطْعَمَنَا وَسَقَانَا وَجَعَلَنَا مِنَ الْمُسْلِمِينَ
وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ عَلَى صَاحِبِ الطَّعَامِ وَالْآكِلِينَ وَالْخَادِمِينَ
وَعَلَى جَمِيعِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ، وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ، الْأَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَالْأَمْوَاتِ
اللَّهُمَّ أَطْعِمْنَا مِنْ طَعَامِ الْجَنَّةِ،
وَاسْقِنَا مِنْ شَرَابِ الْكَوْثَرِ
وَاسْكُنَّا فِي جِوَارِ رَسُولِكَ صَلَّى اللَّهُ تَعَالَى عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
وَأَكْرِمْنَا بِرُؤْيَةِ جَمَالِكَ يَا أَكْرَمَ الْأَكْرَمِينَ وَيَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
نِعْمَةِ جَلِيلُ اللَّهِ، بَرَكَةِ خَلِيلُ اللَّهِ، شَفَاعَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ
Rahmân, Rahîm olan Allah'ın ismiyle
“Yiyin, için, fakat isrâf etmeyin! Çünkü o, isrâf edenleri sevmez.”8
Hamd, Allah'a mahsustur. Hamd, Allah'a mahsustur. Hamd, bizi yediren, bizi içiren ve bizi Müslümanlardan kılan Allah'a mahsustur.
Allah'ın rahmeti ve bereketleri ise, yemek sâhibinin, yiyenlerin ve hizmet edenlerin üzerine olsun. Hem gerek hayatta bulunan, gerekse vefât etmiş olan bütün mü'min ve mü'minelerin, müslim ve müslimelerin üzerine olsun.
Yâ İlâhenâ! Bizi cennet nîmetlerinden yedir. Bizi Kevser Havuzu'nun suyundan içir.
Bizi, Resûlün Sallallâhü Teâlâ Aleyhi Vesellem'le cennette komşu eyle.
Ey ikrâm edenlerin en keremlisi! Ey merhamet edenlerin en merhametlisi!
Bizi cennette cemâlini görmekle şereflendir. Allah'ın celîl nîmetini, Allah'ın Halîli (dostu İbrâhim Aleyhisselâm'ın) bereketini isteriz. Yâ Resûlallah! Şefaat isteriz.9
Yemekten Sonra Türkçe Olarak Yapılabilecek Dua:
Yâ Rabbî! Başta Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz'in mübârek rûhları için, hem cümle geçmiş enbiyâ-yı izâm ve rusül-i kirâm hazarâtının rûhları için ve bütün evliyâ, şühedâ ve sâlih kulların, hem cümle mü’minîn ve mü’minâtın rûhları için, hem âbâ ve ecdâdımızın rûhları için, dünyada kalan ehl-i îmânın sıhhat ve selâmeti için..
يَا رَحْمٰنَ الدُّنْيَا وَيَا رَحِيمَ الْآخِرَة
(Ey bu dünyada bütün mahlûkâta nîmet veren Rahmân! Ve ey âhirette sadece mü’minlere nîmet verip nihâyetsiz rahmet sahibi olan Rahîm!)
Fahr-i Âlem Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz’in şerefine, bilcümle hayırlı olan matlûblarımızı an karîbi’z-zamanda, en hayırlı bir şekilde ihsân eyle!
Maddî ve mânevî rızıklarımıza bereketler ihsân eyle!
Yâ Rabbenâ, kendi kapından, kendi hazînenden helâl rızık, bol bereketler ihsân eyle!
Ey bizi nîmetleriyle perverde edip besleyen, büyüten Sultânımız, Hâlıkımız, Rabbimiz olan Hazret-i Allah! Dünyada bize gösterdiğin nîmetlerin, numûnelerin ve gölgelerin asıllarını ve menbâ‘larını âhirette bize göster!
Ve bizi makarr-ı saltanatın olan cennetine celb et! Bizi bu çöllerde mahvettirme! Bizi huzûruna îmânla al! Bize merhamet et! Çünkü sen, Erhamü’r-râhimînsin!
Dünyada bize tattırdığın lezîz nîmetlerini cennette yedirmek bizlere nasîb eyle!
Bizi yok olmak ve huzûrundan kovmak gibi bir azâb ile azâb etme!
Seni seven, sana hamd edip şükreden şu mutî‘ ehl-i îmân kullarını başı boş bırakıp, âhirette “Ne hâliniz varsa görün!” diye cehenneme sevk etme yâ Rabbî!
Ey (kullarına) yardım eden! Âmîn! Âmîn! Allah, Efendimiz Muhammed’e ve onun bütün âline ve ashâbına salât eylesin. Allahü Teâlâ’nın rızâsı için el-Fâtiha!10
Taberânî, Duâ, c. 1, s. 278.
Benzer bir rivâyet için bk. Süyûtî, Câmiü’l-Ehâdîs, c. 18, s. 500.
İbn Hanbel, Müsned, c. 42, s. 43.
Nevevî, Ezkâr, 257-260.
Tirmizî, Deavât, 55, h. no: 3457.
Tirmizî, Deavât, 55, h. no: 3458.
Ebû Dâvûd, Edeb, 97, h. no: 5058.
A'râf, 7/31.
Heyet, Mealli Namaz Tesbihatı, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, s. 91.
Heyet, Mealli Namaz Tesbihatı, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, s. 92-93.

