Muhtelif Meseleler

03.06.2026

3

Çocuklara Tayyib ve Tayyibe İsmi Koymak Doğru mu? Dinen Sakıncası Var mı?

Erkek çocuklarımıza "Tayyib" ve kız çocuklarımıza da "Tayyibe" ismini koymamızın dinimiz açısından herhangi bir sakıncası var mıdır? Konulmasının sakıncalı olduğuna dair toplumda bazı şeyler duydum. Bu konuyu izah eder misiniz?

03.06.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Tayyib kelimesi, sözlükte “hoş, güzel ve lezzetli olmak” anlamlarına gelen tîb (tâb) kökünden türemiştir. İnsan tabiatının ve duyularının beğendiği, gönlün hoşnut olduğu temiz ve güzel şeyleri ifade eder. Bu sebeple Arapçada ve İslâmî literatürde; güzel söz, temiz ve verimli toprak, iffetli eş, huzurlu şehir, hoş koku, lezzetli yiyecek, temiz su, soylu aile ve helâl kazanç gibi olumlu nitelikleri belirtmek için kullanılmıştır. Kelime genel olarak maddî ve manevî bakımdan temiz, faydalı ve hoş olan her şeyi kapsayan geniş bir anlam alanına sahiptir.1

Tayyib kelimesi Allah Teâlâ hakkında kullanıldığında, O’nun her türlü eksiklikten, kusurdan ve noksanlıktan uzak olduğunu ifade eder. İnsan için kullanıldığında, kötü ahlâk ve çirkin davranışlardan arınmış, güzel huy ve davranışlarla donanmış kimse anlamına gelir. Mala ve mülke nispeten kullanıldığında ise helâl yollarla elde edilmiş, temiz, bereketli ve değerli malı ifade eder.2

Tayyib Kur’an’da bazı nesnelerin tabiatındaki temizliği, güzelliği ve hoşluğu anlattığı gibi mecazen doğru inancı, güzel sözleri ve iyi işleri dolayısıyla erdemli insanları da ifade eder. 3

Bütün bu anlamlardan hareketle Sevgili Peygamberimiz (sav), insanların kıyamet günü isimleri ile çağrılacağını belirterek “Çocuklarınıza güzel isim koyunuz.4 şeklindeki mübarek emirlerine de uygun düştüğü anlaşılmaktadır. Ayrıca ismin sürekli tekrar edilmesiyle sahibinin karakterinin şekillenmesinde etkili olacağı veya onun için dua anlamına geleceği düşünüldüğünde bu isim de gayet güzel bir anlam ifade etmektedir.

Kaynakçalar
  1. İbn Manzur, Lisânü’l-ʿArab, Daru's Sadır, Beyrut ts., c. 1, s. 563.

  2. Tehânevî, Mevsûʿatü Keşşâfi ıṣṭılâḥâti’l-fünûn (nşr. Ali Dahrûc – Abdullah Hâlidî), Beyrut 1996, c. 2, s. 1143. 

  3. Adem Yerinde, TDV İslâm Ansiklopedisi, İstanbul 2011, c. 40, s.196.

  4. Ebu Davud, Edeb, 69.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız