Timurlu hanedanının kurucusu ve ilk hükümdarı (1370-1405) olan Timur hakkında en çok tartışılan konulardan biri, onun zalim olup olmadığıdır. Bu soruya tarih ilmi açısından, tek taraflı değil genel bir yaklaşım göstermek lazım. Çünkü Timur, bir taraftan büyük bir devlet kuran, başarılı bir askeri deha ve teşkilatçı hükümdar olarak kabul edilirken, diğer taraftan fethettiği şehirlerde uyguladığı sert yöntemler sebebiyle ağır şekilde eleştirilmiştir. Dönemin tarih kaynaklarında İsfahan, Delhi, Bağdat, Sivas ve Astarhan gibi şehirlerde büyük katliamlar ve yıkımlar yaptırdığı, kendisine karşı çıkanlara son derece acımasız davrandığına dair çok sayıda rivayet bulunmaktadır. Bu sebeple tarihçiler arasında Timur'un sert ve zalim uygulamalar yaptığı konusunda önemli ölçüde görüş birliği vardır. Nitekim onun zulümlerini konu alan müstakil eserler de kaleme alınmıştır. Bununla birlikte bu olaylar değerlendirilirken, 14. yüzyılın savaş anlayışı ve "cihan hâkimiyeti" düşüncesi de göz önünde bulundurulmalıdır. O dönemde birçok hükümdar, isyan eden şehirleri ağır şekilde cezalandırmayı devlet otoritesinin bir gereği olarak görüyordu. Bu durum Timur'un yaptıklarını meşru hale getirmese de, tarihi şartlar içerisinde değerlendirilmesini gerekli kılar.
Öte yandan Timur'u yalnızca "zalim" sıfatıyla tanımlamak da eksik bir değerlendirme olur. Çünkü o, Semerkant'ı dönemin en önemli ilim, sanat ve ticaret merkezlerinden biri haline getirmiştir. Camiler, medreseler ve büyük mimari eserler yaptırmış, fethettiği bölgelerden sanatkâr ve âlimleri Semerkant'a getirerek şehrin gelişmesini sağlamıştır. Tarımı geliştirmek amacıyla sulama kanalları açtırmış, ticareti teşvik etmiş ve Orta Asya'nın imarında önemli faaliyetlerde bulunmuştur. Ayrıca bazı tarihçiler, Orta Asya'daki göçebe toplulukların İslamlaşmasına önemli katkılar sağladığını da ifade etmektedir. Bununla birlikte Timur'un dini hassasiyetlerinin büyük ölçüde siyasi hedeflerine hizmet ettiği, dini zaman zaman meşruiyet aracı olarak kullandığı yönünde değerlendirmeler de yapılmaktadır.1
Sonuç olarak Timur'u anlatan tarihi kaynaklar onun hem üstün devlet adamlığı ve askeri dehasını hem de işlediği ağır zulümleri birlikte ortaya koymaktadır. Bu sebeple Timur hakkında en doğru yaklaşım, onu bütün yönleriyle ve yaşadığı dönemin şartlarını dikkate alarak değerlendirmektir. Kısacası, Timur'un zalimce uygulamaları tarihi bir gerçekliktir. Ancak onu yalnızca bu yönüyle değerlendirmek doğru değildir.
İsmail Aka, "Timur", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2012, c. 44, s. 173-177.

