Bağış Yap

Hz. Muhammed (sav)

16.10.2026

Peygamber Efendimiz’in (sav) Vefatından Önce Devamlı “Refik-i A‘la” Demesinin Hikmeti Nedir?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

16.10.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Resûlullah Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) vefatından önce “Refîk-i A‘lâ” (الرَّفِيقُ الأَعْلَى) ifadesini söylemesinin hikmeti, dünya hayatı ile âhiret arasında tercih yapma hakkı kendisine verildiğinde Allah’ın katındaki en yüce arkadaşlığı tercih etmesidir. Hadise şöyledir:

Rebiülevvel ayının on ikinci veya on üçüncü Pazartesi günü, kaba kuşluk vakti, güneş zevâle (batıya kaymaya) doğru yaklaşırken Peygamberimiz Aleyhisselam son dakikalarını yaşıyordu.

Cebrail Aleyhisselam, Peygamberimiz Aleyhisselamın eceline üç gün kaldığı ilk günde gelip:

“Ey Ahmed! Yüce Allah sana ikram olarak beni gönderdi. Sana soracağı şeyi senden daha iyi bildiği hâlde, sana ‘Kendini nasıl buluyorsun?’ diye soruyor.” dedi.

Peygamberimiz Aleyhisselam:

“Ey Cebrail! Kendimi baygın bir hâlde buluyorum! Ey Cebrail! Kendimi sıkıntılı bir hâlde buluyorum!” buyurdu.

İkinci gün, Cebrail Aleyhisselam tekrar inip:

“Ey Ahmed! Yüce Allah sana ikram olarak beni gönderdi. Sana soracağı şeyi senden daha iyi bildiği hâlde, sana ‘Kendini nasıl buluyorsun?’ diye soruyor.” dedi.

Peygamberimiz Aleyhisselam:

“Ey Cebrail! Kendimi baygın bir hâlde buluyorum! Ey Cebrail! Kendimi sıkıntılı bir hâlde buluyorum!” buyurdu.

Üçüncü gün (Pazartesi günü) olunca, Cebrail Aleyhisselam indi. Cebrail Aleyhisselamın yanında ölüm meleği (Azrail) de inmişti.

Cebrail Aleyhisselam:

“Ey Ahmed! Yüce Allah sana ikram olarak beni gönderdi. Sana soracağı şeyi senden daha iyi bildiği hâlde, sana ‘Kendini nasıl buluyorsun?’ diye soruyor.” dedi.

Peygamberimiz Aleyhisselam:

“Ey Cebrail! Kendimi baygın bir hâlde buluyorum! Ey Cebrail! Kendimi sıkıntılı bir hâlde buluyorum!” buyurdu.

Hz. Âişe der ki:

“Resûlullah Aleyhisselamdan, sıhhatte iken birçok defalar: ‘Hiçbir peygamber yoktur ki ruhu, cennetteki durağını görmedikçe alınmaz! Sonra, durağına gitmesi arzusuna bırakılır!’ buyurmuştu. Kendisi hastalanıp ruhu alınmak zamanı gelince, başı benim dizimde bulunduğu hâlde üzerine bir baygınlık geldi. Ayılınca gözü açılıp evin tavanına doğru dikildi ve:

‘Allah’ım! Refik-i A’lâ zümresine kat!’ dedi.

Ben o zaman: ‘Resûlullah bizi tercih etmiyor!’ dedim. Anladım ki Resûlullah’ın bu temennisi, vaktiyle sıhhatli zamanında bize söyleyip durduğu bir haberin kendisinde gerçekleşmesidir!”

Bundan sonra ölüm meleği (Azrail) içeri girmek üzere izin istedi.

Cebrail Aleyhisselam:

“Ey Ahmed! Bu ölüm meleği senin yanına girmek için izin istiyor! Hâlbuki o, senden önce hiçbir Âdemoğlunun yanına girmek için izin istememiştir! Senden sonra da hiçbir Âdemoğlunun yanına girmek için izin istemeyecektir! Kendisine izin ver!” dedi.

Ölüm meleği içeri girip Peygamberimiz Aleyhisselamın önünde durdu ve:

“Yâ Resûlallah! Yâ Ahmed! Yüce Allah beni sana gönderdi ve senin her emrine itaat etmemi de bana emretti! Sen istersen ruhunu alacağım! İstersen ruhunu sana bırakacağım!” dedi.

Peygamberimiz Aleyhisselam:

“Ey ölüm meleği! Sen böyle yapacak mısın?” diye sordu.

Ölüm meleği:

“Ben bu hususta emredeceğin her şeyde sana itaatle emrolundum!” dedi.

Cebrail Aleyhisselam:

“Ey Ahmed! Yüce Allah seni özlüyor!” dedi.

Peygamberimiz Aleyhisselam:

“Allah katında olan, daha hayırlı ve daha devamlıdır! Ey ölüm meleği! Haydi, emrolunduğun şeyi yerine getir! Ruhumu, canımı al!” buyurdu.

Peygamberimiz Aleyhisselam, yanındaki su kabına iki elini batırıp ıslak ellerini yüzüne sürdü ve:

“Lâ ilâhe illallah! Ölümün de akılları başlardan gideren ıstırap ve şiddetleri var!” buyurduktan sonra elini kaldırdı, gözlerini evin tavanına dikti ve:

“Ey Allah’ım! Refik-i A’lâ’ya!” diye diye mübarek ruhunu teslim etti.

Eli yanına, yanındaki suyun içine düştü.

Allâhümme salli alâ nebiyyinâ ve seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim!

Cebrail Aleyhisselam:

“Selam olsun sana ey Allah’ın Resûlü! Bu, senin için yeryüzüne ayak basışlarımın sonuncusudur!” dedi.

Peygamberimiz Aleyhisselamın üzerine bir örtü örttüler, çevresine oturup ağlaştılar.1

Kaynakçalar
  1. Mustafa Asım Köksal, İslâm Tarihi-Hz. Muhammed (a.s.) ve İslâmiyet, İstanbul 2008, c.8, s. 764-767.

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız