Mutlak ve nihayetsiz kelimeleri, kelime anlamı olarak birbirinden farklıdır. Dolayısıyla mutlak kudret ile nihayetsiz kudret kavramları da ifade ettikleri hakikat ve bakış açıları yönünden ince bir nüansa sahiptir.
Mutlak (Arapça): Hiçbir şarta, sınıra, kayda veya bir başkasına bağlı olmayan demektir. Kendi kendine var olan, zıddı veya ortağı bulunmayan, hiçbir sınırlama kabul etmeyen yalın bir mükemmelliği ifade eder.
Nihayetsiz: Sınırı, ucu bucağı, başlangıcı veya sonu olmayışı ifade eder. Daha çok büyüklük, çokluk ve derece yönünden bir sınırsızlığı anlatır.
Mutlak kudret, yapısı gereği hiçbir engelle karşılaşmaması, kendi kendine yetmesi ve bizzat üstün olmasıdır. Bu kudret, başka bir gücün sınırlamasına veya onayına muhtaç değildir. Kayıtsız şartsız egemenliği vurgular.
Nihayetsiz kudret ise etki alanının, gücünün ve icraatının bir sonunun olmamasıdır. Yaratılan şeylerin çokluğu veya büyüklüğü ne kadar artarsa artsın, bu kudretin tükenmeyeceğini ve sınırına ulaşılamayacağını vurgular.
Yani mutlak kudret, o gücün hiçbir şarta bağlı olmayışını ifade ederken; nihayetsiz kudret, o gücün derecesini ve etki alanının sonsuzluğunu, sonu ve sınırı olmayışını anlatır diyebiliriz.

