“Allah’ın nuruyla nurlanmak” ifadesi, elbette Allah’ın zâtından fiziksel veya maddî bir ışığın insana geçmesi anlamında değildir. Daha ziyade Allah’ın imanı, hidayeti, mârifeti, bereketi, ihsanı ve lütfu ile aydınlanmak anlamında kullanılmaktadır.
Medine'ye bir sıfat olarak Münevvere denilmesine gelirsek: Münevvere (المنوّرة) kelimesi “nurlandırılmış, aydınlatılmış” anlamına gelir. Bu nedenle Medînetü’l-Münevvere terkibi, kelime anlamı itibarıyla “nurlandırılmış Medine” veya “aydınlatılmış Medine” şeklinde karşılanabilir.
Medine’nin “münevvere” olarak nitelendirilmesi, Hz. Peygamber’in (sav) hicretiyle birlikte şehrin vahyin, imanın ve İslâmî hayatın merkezi hâline gelmesi; İslam'ın Devlet olduğu yer olması hasebiyle hicretten sonra gerçekleşen medenîleşme ifade edilmektedir.1 Ayrıca Allah'ın nurundan yaratılan Fahr-i Kainat Efendimizin (sav) burada yaşamasıyla kazandığı mânevî değere vurgu yapan bir ifade de olabilir.
Nur hakkında detaylı bilgi için bakınız:
Nebi Bozkurt - Mustafa Sabri Küçükaşçı, “Medine”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 28, Ankara: TDV Yayınları, 2003, s. 305-311.

