Bu noktada bazı hikmetler şöyle sıralanabilir:
1. Âyette geçen “âyetlerin bir kısmını gösterelim” ifadesinin mânâsına mazhar olmak için Peygamber Efendimiz (sav) sema katlarına çıkmış olabilir.
2. O peygamberlerle görüşüp “Sizin dininizin ve dâvânızın mirasçısıyım” mesajını vermiş olabilir.
3. O peygamberlerle görüşmesinin başka hikmetleri de olabilir; meselâ namazın önce elli vakit olarak farz kılınması, sonra Hz. Musa (a.s.) ile yaptığı görüşme neticesinde beş vakte indirilmesi gibi.
4. Her bir sema katında, bir nevi temsilci ve o katın büyüğü olan peygamberlerle görüşmüş ve selamlaşmış olabilir. Bu konuda Bediüzzaman Hazretleri şöyle söylemektedir:
Her bir tabakāt-ı mahlûkātta, her bir semâda bir isim, bir ünvân-ı İlâhî hâkimdir. Sâir ünvanlar da onun zımnındadır. Meselâ, ism-i Kadîr’e mazhar Hazret-i Îsâ Aleyhisselâm, hangi semâda Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm ile görüştü ise, işte o semâ dâiresinde Cenâb-ı Hakk Kadîr ünvanıyla bizzât orada mütecellîdir. Meselâ, Hazret-i Musa Aleyhisselâm’ın makamı olan semâ dâiresinde en ziyâde hükümfermâ, Hazret-i Musa Aleyhisselâm’ın mazhar olduğu ‘mütekellim’ ünvanıdır. Ve hâkezâ 1
Yani her bir sema tabakasında Cenab-ı Hakk'ın bir ismi genel olarak hükmeder, diğer isimler onun gölgesi, perdesi ve hükmü altına girerler. Mesela dünyada hakim olan isim "Hakîm" ismidir. Burada her şey neden-sonuç ilişkisine göre oluşur. Bir meyve elde etmek için gerekli tüm şartlara ve sebeplere uymak gerekir. Öyle de diğer sema tabakalarında da hakim olan isimler vardır. Mesela Peygamberimiz (sav) ikinci kat semada İsa (as) ile görüşmüştür. Hz. İsa (as) üzerinde en fazla tecelli eden isim "Kadir" ismidir. Demek ki ikinci kat semada hakim olan isim "Kadir" ismidir. Altıncı kat semada da Musa (as) ile görüştü. Hz. Musa (as) da en çok tecelli eden "Mütekellim" ismi olduğu için altıncı kat semada hakim olan isim "Mütekellim" ismidir. Bunun gibi diğer peygamberlerin bulundukları sema tabakalarında da daha başka isimler hakimdir. Ve Sevgili Peygamberimizin (sav) onlarla görüşmeleri, o sema tabakasındaki isimlere mazhar olmak için de olabilir.
Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.245

