Aile-Hanımlar

10.02.2026

2

Kadınlarda Menopoz Döneminde Görülen Kanamaların Hükmü Nedir?

Adetten kesilen bir bayan, 6 ayda, 8 ayda ya da yılda bir kanama oluyorsa bu, âdetten mi sayılır? Bu kanamaların hükmü nedir? Namazsızlık durumu oluyor mu? İzah eder misiniz?

12.02.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Menopoz, kadınlarda gebe kalma ve doğurma yetisinin sona ermesiyle âdetten kesilme hâli demektir. İslam hukuku (fıkıh) eserlerinde bu dönemin başlama yaşı üzerinde farklı görüşler bulunsa da çoğunlukla 55 yaş sınırı benimsenmiş ve kadın bu yaşa ulaşana dek görülen kanamalar hayız (regl) kanı olarak değerlendirilmiştir. Ancak bu hüküm zamanın tıbbi bilgi ve tecrübelerine dayanmaktadır.1

Menopoza geçiş sürecinde âdet döngüsünde ve sürelerinde birtakım düzensizliklerin yaşanması tabiidir. Uzmanların belirttiğine göre bir kadın kesintisiz bir yıl âdet görmez ise artık menopoza girmiş demektir. Bu bağlamda; geçiş evresinde gerçekleşen kanamalar "hayız (âdet) kanı" sayılırken, menopoz evresine geçildikten sonra görülen kanamalar "istihâze (özür) kanı" kabul edilmekte ve bu durumda özürlü hükümleri tatbik edilmektedir.2

Buna göre, menopoz dönemine girdikten sonra devamlı kanama gören kadın istihâze (özür) hükmüne tabi olduğu için her namaz vakti girmesiyle birlikte yeni bir abdest alır. Abdesti bozan harici bir durum meydana gelmediği müddetçe, o vakit içerisinde dilediği kadar namaz kılabilir ve diğer ibadetlerini yerine getirebilir. Namaz vaktinin çıkmasıyla veya başka abdest bozan bir hâlin meydana gelmesiyle abdesti bozulur 3

Geçiş sürecinde herhangi bir kafa karışıklığı yaşamamak adına, bir kadın doğum uzmanına görünerek kanamanın türünü netleştirmek ve ibadetleri bu doktor tavsiyesine göre yönlendirmek en doğru adımdır.

Kaynakçalar
  1. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut 1994, c. 3, s. 516

  2. Heyet, Fetvalar, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2018, s. 109.

  3. Mevsılî, el-İhtiyâr li Ta’lîli’l-Muhtâr, Thk.: Şuayb Arnavut-Ahmet Muhammed Berhum - Abdüllatîf Hırzüllah, Dâru’r-Risâleti’l-Arabiyye, Beyrut 1430/2009, c. 1, s. 106-107.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız