İlgili bölümü cümle cümle şu şekilde açıklayalım:
[Kudrete nisbet, her şey müsâvîdir]
1مَا خَلْقُكُمْ وَلَا بَعْثُكُمْ اِلَّا كَنَفْسٍ وَاحِدَةٍ: Bir kudret-i zâtiyedir, hem ezelî. Acz tahallül edemez.
Cenab-ı Hakk'ın kudreti zati ve ezelidir. Yaratılmışlar gibi sonradan olma veya bir başkasından alınma değildir. Sınırı yoktur. Sonsuz kudret sahibidir. Onun kudretine nisbet edildiğinde her şey aynıdır. Bir işin yapılamaması, güç yetirilememesi veya bir şeyin başka bir şeye göre daha zor veyahut kolay olması gibi acizlikler onda yoktur.
Onda merâtib olmayıp mevâni‘ tedâhül edemez. İsterse küll, isterse cüz', nisbet tefâvüt eylemez.
Cenab-ı Hakk'ın kudretine göre her şey aynı seviyededir. Hiçbir şeyde onun için kolaylık veya zorluk seviyeleri yoktur. Mesela insan, 1 kiloluk ve 5 kiloluk iki yükü de rahatça kaldırabilir. Fakat 5 kiloyu, 1 kilo ile aynı rahatlıkta kaldıramaz. Kilo arttıkça harcadığı güç de artar. Belli bir ağırlıktan sonra ise hiç gücü yetmez hale gelir. Çünkü insan için mertebeler vardır, gücü sınırlıdır. Fakat kudreti zati olan Cenab-ı Hakk'a karşı cüz veya kül, küçük veya büyük gibi dereceler yoktur. Kudretine nazaran bir çakıl taşı ile kocaman bir dağ aynıdır. Örneğin matematikte bir sayının sonsuza nisbeti sıfırdır. İster "1" olsun ister "1 milyon" olsun, sonsuza nispet edilince, yani sonsuza bölününce sonuç her zaman sıfır olur. Hangi sayıyı sonsuza bölersek bölelim, sonuç değişmeyecektir. Cenab-ı Hakk'ın kudretine karşı varlıkların durumu da böyledir. Bir atom tanesi ile bir galaksi aynı kolaylıkla yaratılır.
Çünkü her şey bağlıdır her şey ile. Her şeyi yapamayan bir şeyi de yapamaz.2
Kâinata baktığımızda her şeyin birbiriyle alakalı olduğunu görüyoruz. Mesela bir çiçeğin yaprağında bulunan küçücük bir hücre, tüm kâinatla alakadardır. Çünkü hayatının devamı için ağacın dallarına, köklerine, toprağa ve bunları kullanarak elde edeceği suya ihtiyaç duyar. Yine (fotosentez yoluyla) hayatının devamı için enerji elde etmesi gerekir. Bunun için atmosfere ve güneşe ihtiyaç duyar. Dünya atmosferinin ve güneş sisteminin belli bir düzenle çalışması için gezegenlerin, yıldızların, dolayısıyla galaksilerin ve tüm evrenin düzenli çalışması gerekir. Dolayısıyla tüm kâinatı yaratamayan ve idare edemeyen bir zat, tek bir zerreyi de var edemez, idare edemez.
Sizin (yoktan) yaratılmanız da (öldükten sonra) diriltilmeniz de, ancak tek bir kişi(nin yaratılış ve diriltilişi) gibi (O'na kolay)dır. Lokman suresi 31/28.
Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 326

