İlgili bölümü cümle cümle şu şekilde açıklayalım:
[İhya-yı nev‘, ihyâ-yı ferd gibidir]
Mevt-âlûd bir nevm ile kışta uyuşmuş bir sinek, nasıl onun ihyâsı kudrete ağır gelmez.
Cenab-ı Hak her sene milyonlarca çeşit türü yeniden yaratıyor. Yaratılış itibarıyla kışın soğuğuna dayanamayacak olan canlılar, arkalarında yumurtalarını bırakarak ölüyorlar. Kış geçer geçmez o yumurtalardan tekrar, o yumurtayı bırakan canlıya benzer canlılar yaratılıyor. Sinek benzeri küçük canlıların çoğunluğu bu şekildedir. Bir kısmı ise kışa çeşitli şekillerde hazırlık yaparak kış uykusuna geçiyor. Havaların ısınmasıyla birlikte, aylarca uyuduktan sonra tekrar uyanıyorlar. Bu şekilde kışı atlatıyorlar. Bir kısmının ise vücutları tamamen donuyor. Kalpleri dahi atmıyor. Fakat havaların ısınmasıyla tekrar hayati fonksiyonları çalışmaya başlıyor. Kalbi atmaya başlıyor. Vücutları normale dönüyor.
Cenab-ı Hak gözümüzün önünde her sene bu canlıları tekrar tekrar yaratıyor veya diriltiyor. Canlıların sayısının az veya çok olması, Cenab-ı Hak için bir zorluk ifade etmiyor.
İnsan için durum böyle değildir. İnsan bir kiloyu rahat kaldırır. Fakat 30 kiloyu, bir kilo gibi kaldıramaz. Daha fazla zorlanır. Bir tonu ise hiç kaldıramaz. Çünkü insanın gücü sınırlıdır. Her işin kolaylık ve zorluk derecesi ona farklı gelir. Yapılacak iş sayısı artınca, işe ayıracağı zamanın da artması gerekir. Yoksa işlerini yetiştiremez.
Cenab-ı Hakk'ın ise kudreti sonsuzdur. Kudreti sonsuz olanın yapacağı işin sayısının artması veya eksilmesi bir şey ifade etmez. Çünkü sonsuza karşı her şeyin nispeti sıfırdır. Mesela matematikte, hangi sayı olursa olsun sonsuza nispet edilse sonucu sıfırdır. Bir bölü sonsuz da sıfırdır. Bir milyar bölü sonsuz da sıfırdır. O yüzden bir sineğin yaratılışıyla milyarlarca ferdi bulunan bir sinek türünün yaratılışı, onun kudreti için farksızdır. Bir "ol" emriyle bir ferdi veya bir türü aynı anda yaratır.
Şu dünyanın mevti de, ihyâsı da öyledir. Bütün zîruh ihyâsı onda fazla nazlanmaz.1
Akıl sahibi bir insanın, Cenab-ı Hakk'ın bu kadar canlıyı tekrar tekrar yarattığını gördükten sonra, "Acaba Allah bizi ölümümüzden sonra tekrar yaratabilir mi?" diye şüphe etmesi mümkün müdür? Bir adamın 100 kiloyu kaldırdığını gördükten sonra, aynı adam için "Acaba şuradaki bir kilo ağırlığı kaldırabilir mi?" diye şüphe edilir mi? 100 kiloyu kaldırdığını gördükten sonra, "Şuradaki bir kiloyu da kaldırdığını gözlerimle göreyim, o zaman inanırım." dese, insanlar onun aklından şüphe eder. Aynı bu misalde olduğu gibi, Cenab-ı Hakk'ın da milyonlarca canlı türünü her sene tekrar tekrar kusursuz ve kolay bir şekilde yarattığını gördükten sonra, "Bu canlı türlerinden sadece bir tanesi olan insanı öldükten sonra tekrar yaratabilir mi?" diye şüphe etmek, elbette akıl sahipleri için mümkün değildir.
Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 326.

