Oruç

11.07.2023

601

Oruç Keffâretinin Kaynağı

Orucu bilerek bozmanın 61 gün kefaret gerektirdiği bilgisi hangi hadiste geçiyor?

14.07.2023 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Oruç keffâreti, iki kamerî ay veya 60 gün ara vermeksizin oruç tutmaktır. Buna da gücü yetmeyen kişi, 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri 60 gün doyurur. Bu keffâretin yanında ayrıca, tövbe edilmesi ve bozulan orucun da kazası gerekir. 1

Bu hükmün delili Sevgili Peygamberimizden (sav) gelen hadisleridir. Bunlardan biri şöyledir:

Biz bir defa Nebi (s.a.v.)'in huzurunda otururken bir adam geldi ve "Ey Allah'ın Elçisi, helak oldum" diye halinden yakındı. Peygamber (s.a.v.) "Seni helak eden nedir?" dedi. O kimse, "Ramazanda oruçlu iken eşirne yaklaştım" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber, "Bir köle azat edebilir misin?" buyurdu. Adam "Hayır'' dedi. "İki ay ara vermeden oruç tutabilir misin?" sorusuna "Hayır'' dedi. Hz. Peygamber, "O halde, altmış yoksulu dayurabilir misin?" dedi. "Buna da güç yetiremem ya Rasulallah!" karşılığını verdi. Bu arada Hz. Peygamber'e içerisinde hurma dolu büyük bir sepet getirildi. Rasulallah "o mesele soran nerede?" buyurdu. O zat, "Benim" (diyerek ayağa kalktı). Rasulallah; "Al bunu tasadduk et." buyurdu. O kişi "Benden daha fakirine mi? Seni hakikat üzere gönderen Allah' a yemin ederim ki, siyah taşlı şu Medine şehrinin içinde benden/benim ailemden daha muhtaç kimse yoktur'; dedi. Rasulallah (s.a.v.) yan dişleri görülünceye kadar güldü ve "Haydi bunu al ve ailene yedir." buyurdu. 2

Görüldüğü gibi bu hükmün kaynağı Sevgili Peygamberimizdir. Zira âyet-i kerimelerde Peygamber Efendimizin (sav) teşri yani hüküm koyma yetkisinin olduğunu açık ifadelerle belirtilmiştir. Kur'ân-ı Kerîm'de Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştur:

Allah ve Resulu bu işte hüküm verdiği zaman, artık mümin bir erkek ve kadının, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Rasulune karşı gelirse apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.3

Hayır, Rabbine yemin olsun ki, onlar aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem yapıp, sonra da senin verdiğin hükme karşı içlerinde bir burukluk duymadan tam anlamıyla teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.4

Bu yüzden Allah Resulunun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir belâ gelmesinden veya kendilerine acı bir azap isabet etmesinden sakınsınlar.5

Peygamber size neyi verdiyse onu alın ve size neyi yasakladıysa ondan sakının. Allah 'tan korkun, çünkü Allah'ın azabı çetindir.67

Ayrıca Peygamber Efendimizin (sav) din hakkında söyledikleri hükümler şu âyet-i kerime ile güvence ve emniyet altına alınmıştır:

Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık. Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik. Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı.[5] 

Kaynakçalar
  1. Merğînânî, el-Hidâye fî Şerhi Bidâyeti’l-mübtedî (Leknevî Şerhi ile birlikte), İdâretü’l-Kur’an ve’l-‘Ulûmi’l-İslamiyye, Karaçi/Pakistan 1417,c.2, s. 261-262

  2. Buhan, Savm 30-31, Nafakat 13, Edeb 68, 95, Kefiiret, 2-4, Hibe 20; Buhfui, et-Tarihu'l-Keb'ir, l, 56~Buhfui, et-Tar'ihu's-Sağ'ir, 1,290.

  3. Ahzâb, 33/ 36.

  4. Nisâ, 4/65.

  5. Nûr,4/ 63.

  6. Haşr, 59/7.

  7. Hakka, 69/44-47


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız