İlgili kısım Risale-i Nur’da şöyle geçmektedir:
Coğrafyanın şehâdetiyle ve ikrârıyla, gāyet büyük maslahatlar için mevsimlerdeki gibi gāyet muntazam tahavvülâtlar dahi, aynı o Kadîr-i Zülcelâl’in vücûb ve vahdetini ve kemâl-i rubûbiyetini gösterir.1
İzzet ve celal sahibi, gücü her şeye yeten Rabbimiz Allah vardır, birdir, her şeyi mükemmel bir şekilde sevk ve idare etmektedir. Coğrafya kitaplarında ifade edildiği gibi ilkbahar, yaz, sonbahar, kış şeklinde belli bir düzen içerisinde mevsimler birbirini takip etmektedir. Her şeye kadir olan Rabbimiz, adeta kâinat kitabında kışın beyaz sayfasını çevirip bahar ve yaz yeşil yaprağını açmaktadır. Bunu yaparken son derece kolaylıkla ve gayet büyük fayda ve maslahatlar gözeterek yapmaktadır.
Meselâ, güzel çiçeklerin âşıkları olan güzel sineklerin, kışın şedâidi içinde hayatları ne kadar zahmet ve ölümleri ne kadar rahmet olduğu anlaşılır.2
Hayatı veren Allah olduğu gibi ölümü yaratan da O’dur. Yaz mevsiminde sineklerin var olması onlar için ne kadar rahmet tecellisi ise kışın soğuğunda zahmet çekmemeleri için ölümleri de o kadar rahmettir.
Bütün mevcûdât, bütün zerrât, bütün yıldızlar, her biri Vâcibü’l-Vücûd’un ve Kadîr-i Mutlak’ın vücûb-u vücûduna birer burhân-ı neyyirdir (nurlu bir delildir.)3
Her bir varlık, bütün zerreler, yıldızlar, varlığı zorunlu olan, mutlak güç ve kuvvet sahibi Rabbimizin varlığına gayet açık ve nurlu birer delildir.
Zerrelerden (atomlardan), yıldızlara ve galaksilere kadar her şeyi muntazam bir şekilde idare eden Rabbimiz Allah, bu geniş çaplı, harika işleyiş vesilesiyle akıl gözümüze gösteriyor ki, bu işleri yapan zat birdir, tekdir, her şeye kadirdir, rububiyeti (idareciliği) mükemmeldir, kusursuzdur.
Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c. 2, s.350.
Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c. 1, s. 4.
Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 278.

