Helal-Haram

22.07.2020

3634

İslam'ın Sanata ve Müziğe Bakışı

İslâm sanata karşı mıdır? Suret çizmek yasak mıdır? Müzik ve sanat gibi insana kendini iyi hissettiren şeyler neden yanlış? Müzik âleti çalmak yanlış mıdır?

28.07.2020 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Öncelikle İslâmiyet, bilime, sanata, estetiğe, resme ve müziğe karşı olmamıştır. Nitekim bunları yasaklayan kesin bir hüküm, âyet veya hadis bulunmamaktadır. Aksine insanın aklını, estetik duygusunu ve üretme kabiliyetini geliştirmeyi teşvik etmiştir. İslâmiyet sadece bazı durumlarda bunlara sınırlama getirmektedir. Konuyu detaylı inceleyecek olursak;

1-İslâm'ın Sanata Bakışı

İslâm, yaratılışa en uygun olan dindir. İnsan sadece yiyip içen, çalışan bir varlık değildir. Aynı zamanda güzellik arayan, estetikten zevk alan ve duygularla donatılmış çok yönlü bir varlıktır. Allah’ın isimlerinden olan “Musavvir” yani "şekil ve özellik veren", güzelliğin ve estetik düzenin kaynağının Rabbimiz olduğunu bize göstermektedir. Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadır:

Şüphesiz ki Allah güzeldir, güzelliği sever.1

Güzellik, sanatın ve estetiğin de temel kavramlarındandır. Bu bağlamda tarihsel olarak İslâm kültür ve medeniyetinin ortaya koyduğu sanatsal eserlere baktığımızda İslâm'ın sanata olan bakışı açıkça görülmektedir. Mesela, mimari, hat sanatı, tezhip (süsleme), minyatür sanatı, mezar taşları, edebiyat ve şiir ve mûsikî (özellikle dinî ve tasavvufî yönü), İslâm medeniyetinden güçlü bir şekilde gelişmiştir. Selçuklu ve Osmanlı devletleri bunun en büyük örneğidir. Bu sanatsal faaliyetlere birkaç örnek gösterecek olursak;

Edirne Selimiye Cami
Edirne Selimiye Cami

Eğer İslâm sanata karşı olsaydı, böylesine köklü ve zarif bir estetik miraslar ortaya çıkmazdı. Peki İslâm sanata, bilime vb. faaliyetlere karşıymış sorusu ve algısı nerden geliyor?

Bu algının kaynağı büyük ölçüde Batı’nın kendi tarihi tecrübesini genelleştirmesinden kaynaklanır. Ortaçağ Hristiyanlığında kilisenin bilime ve sanata baskı uygulaması, Batı’da “din ilerlemenin düşmanıdır” şeklinde bir düşünce kalıbı meydana getirmiştir. Aydınlanma ile bu baskı aşılınca, Batı dünyası kendi yaşadığı bu çatışmayı evrensel bir din–bilim karşıtlığı gibi sunmuştur. Oysa İslâm tarihinde böyle bir kilise baskısı tarzında bir engelleme hiç olmamıştır. İlim, sanat ve estetik kulluk bilinciyle birlikte gelişmiştir. Bu yüzden İslâm’a yönelik “sanata ve bilime karşı” algısı, İslâm’ın özünden değil, Hristiyanlık merkezli tarih okumasından doğmuştur.

Bu konuda detaylı bilgi için lütfen bakınız:

Ateizm Nedir? Ateizmin Neticeleri

2-İslâm'ın Sınırları

İslâm, insanı sadece haz ve keyif peşinde koşan bir varlık olarak görmez, onun imanını, ahlâkını ve kulluk bilincini merkeze alır. Bu sebeple sanatı bütünüyle serbest bırakmak yerine, onu belirli ölçülere bağlamıştır. İslâm’ın haram kıldığı ve yasaklar getirdiği durumlara bakıldığında, bu yasakların çoğunun insanı tevhid inancından uzaklaştıran, kalbi Allah’tan koparan ve kişiyi yanlış yollara sürükleyen şeylere yönelik olduğu görülür. Sanat, müzik ve müzik âletleri de bu çerçevede değerlendirilmelidir. Yani mesele, sanatın veya müziğin bizzat kendisi değil, onun insan üzerindeki etkisidir. Eğer bir sanat faaliyeti insanı gaflete sürüklüyor, nefsani arzuları kışkırtıyor, isyana ve ahlaki zaaflara sebep oluyorsa, İslâm bu noktada sınır koymuştur. Buna karşılık, insanı iyiliğe yönelten, ruhu dinlendiren, tevhid bilincini zedelemeyen ve ahlâkı bozmayan sanat faaliyetleri ise yasak kapsamına girmemektedir.

Bu konuda detaylı izah için lütfen bakınız:

Müzik Dinlemenin Hükmü

Resim, heykel ve suret konusundaki hassasiyetin temelinde de bu anlayış vardır. İslâm’ın ilk dönemlerinde suretler ve heykeller doğrudan tapınma nesnesi hâline getirildiği için, tevhidi korumak adına bu alanda ciddi tedbirler alınmıştır. Fakat bu amacı taşımayan resimler (manzara gibi) ve heykeller (mezar taşları gibi) uygun görülmüştür. Nitekim kültür tarihimiz bunlarla doludur.

Sonuç olarak, İslâm, sanatı ve müziği yok sayan veya bastıran bir din değildir. Ancak bunları sınırsız bir özgürlük alanı olarak da görmez. Eğer sanat ve müzik, insanı tevhidden, imandan ve İslâmî yaşantıdan uzaklaştırıyorsa sınırlandırılır. Eğer bu etkiyi doğurmuyorsa ve doğru bir amaçla icra ediliyorsa, o zaman herhangi bir yasaklama getirmez. Yani yasaklanan sanat değil, insanı yanlış yola götüren kullanım biçimidir. 

Kaynakçalar
  1. Müslim, Îmân, 147.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız