Kadınlar yüzleri dışında başlarını ve vücutlarının diğer uzuvlarını dikişli bir elbise ile örterler. Kadınların yüzü erkeklerin başları gibi hüküm görür. Dolayısıyla kadınların ihramı yüzlerindedir. O sebeple ihram halinde yüzlerini örtmeleri haramdır. Tıpkı, âlimlerin ittifakı ile erkeklerin başlarını örtmeleri haram olduğu gibi..1 Bunu terk edip mutat şekildeki örtünmesiyle yüzünü örten kadının bu işi şayet kâmil/tam bir günü bulacak olursa bu kadına kurban kesmesi vacip olur.2 İlgili hükmün delilleri şu hadislerdir:
Erkeğin ihramı başında, kadının ihramı ise yüzündedir.3
İhramlı olan kadın yüzünü örtmez.4
Bu konuda Hanbeli âlimler ise ihtiyaç halinde yüzün kapanabileceğini ve bunun haram olmadığını şöyle söylemektedir:
Kadın, hiç tartışmasız, bazı zamanlar yakınından erkekler geçerken yüzünü örtmeye ihtiyaç duyduğunda örtüsünü başının üzerinden yüzüne sarkıtır... Unutmamak gerekir ki, kadın yüzünü örtme ihtiyacındadır. Dolayısıyla, tıpkı avret mahalli gibi mutlak olarak yüzünü örtmesi haram olmaz.5
Onların da bu hükümlerinde kullandıkları delilleri şu hadislerdir:
Hz. Aişe (Radıyallahu Anha) şöyle diyor: Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile ihramlıyken kafileler bize uğrarlardı. Onlar yanımıza geldiklerinde bizden (her) birimiz örtüsünü başından yüzüne doğru sarkıtırdı. Onlar yanımızdan gittiklerinde yüzümüzü açardık.6
Şafi ve Hanefiler ise yüz ile örtü arasına bir çubuk konulması halinde caiz olabileceğini söylemişlerdir:
Şafii ve Hanefiler de bunu yüzle örtü arasında bir uzaklık, engel bulunması halinde caiz görmüşlerdir ve şöyle demişlerdir: Kadın, aşırı sıcak veya soğuk veya fitne ve benzeri durumlar sebebiyle de olsa yüzünün üzerine bir örtü sarkıtabilir, ama küçük bir çubuk ve benzeri bir şeyle onu yüzünden ayrı ve uzak tutmak şartıyla. Araya koyduğu çubuk ve benzeri şeyin istemeyerek düşmesi ve örtünün yüzüne değmesi halinde, hemen kaldırırsa fidye gerekmez. Şayet bunu isteyerek yaparsa veya istemeden düştüğü halde hemen kaldırmaz ise fidye yükümlülüğü altına girer.7
Netice itibarıyla, Şafii ve Hanefi mezheplerinin peçe için getirdiği çubuk şartı günümüzde de oldukça makul karşılanmakta ve kullanılmaktadır. Bu amaca uygun özel peçeler satılmakta ve ehl-i iman bunlardan istifade etmektedir.
Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Risale Yay., İstanbul 1990, c.4, s. 99.
Burhaneddin İbn Mâze, el-Muhîtu’l-Burhânî, İdaretu’l-Kur’an ve’l-Ulûmi’l-İslâmiyye, 2004, c.3, s. 430.
Beyhakî, es-Sünenu’l-Kübrâ, No: 9048, Bkz. ez-Zeylaî, Nasbu’r-Raye, Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut-Lübnan, 2010, c.3,s. 32
Buhârî, Sahih, Ebvâbu’l-İhsâr, No: 1741; Malik b. Enes, Muvatta, Hac, No: 1175.
Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Risale Yay., İstanbul 1990, c.4, s. 100.
Ebu Davud, Sünen, Menasik, No: 1835, el-Beyhakî, es-Sünenu’l-Kübrâ, No: 9317, Ahmed b. Hanbel, Müsned, 33/ 443 No: 20333
Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Risale Yay., İstanbul 1990, c.4, s. 100.

