İlgili yer şöyle geçmektedir:
Zaten mesleğimizin esası uhuvvettir. Peder ile evlâd, şeyh ile mürîd mâbeynindeki vâsıta değildir. Belki hakîkî kardeşlik vâsıtalarıdır. Olsa olsa bir üstâdlık ortaya girer. Mesleğimiz “halîliye” olduğu için, meşrebimiz “hıllet” tir. Hıllet ise, en yakın dost ve en fedâkâr arkadaş ve en güzel takdîr edici yoldaş ve en civânmerd kardeş olmak iktizâ eder.1
Meslek, insanın takip ettiği ana yol, dava ve hedef demektir. Yani bu da uhuvvet (kardeşlik) mesleğinin esasıdır ve bu yolun temel prensibini gösterir. Meşrep ise o yolun içinde kişinin tarzını, anlayış biçimini ve uygulama şeklini ifade etmektedir. Yani meslek "hangi yoldayız?" sorusunun cevabı iken, meşrep "o yolu nasıl yaşıyoruz?" sorusunun cevabıdır. Konu bağlamında meslek olarak kardeşlik yolu benimsenmiş, meşrep olarak da "hıllet" yani samimi dostluk, fedakarlık ve içten bağlılık tarzı esas alınmıştır.
Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 170.

