İlgili yer Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:
Arkadaş! İnsanı dalâletlere sürükleyen cihetlerden biri de şudur ki: İsm-i Zâhir ile ism-i Bâtın’ın hükümleri ayrı ayrı olur. Bunları birbirine karıştırıp merci‘lerini kaybetmek mahzûrludur.
Kezâlik, kudretin levâzımı ile hikmetin levâzımı bir değildir. Birisine âit levâzımâtı ötekisinden taleb etmek hatadır.
Kezâlik, dâire-i esbâbın iktizâsı ile dâire-i i‘tikād ve tevhîdin iktizâsı bir değildir. Onu bundan istememeli.
Ve kezâ, kudretin taallukātı ayrı, vücûdun cilveleri veya sâir sıfâtın tecelliyâtı ayrıdır. Birbirine iltibâs edilmemeli. Meselâ, dünyada vücûdun tekâmülü tedrîcîdir. Berzahî aynalarda ise, ânî ve def‘î olur. Çünki îcâd ile tecellî arasında fark vardır.1
Tecelli: Sözlükte “belirmek, ortaya çıkmak, görünmek; belirti, görüntü” anlamındaki tecellî tasavvuf terimi olarak “sâlikin kalbine doğan ledünnî bilgiler ve nurlar” demektir. Aynı kökten gelen cilve, tecellî ile eş mânalıdır. Tecellî ilham, vâridât, levâih, telvîhât, vâkıât, sünûhât, bevâriḳ, tavârik kelimeleriyle de ifade edilir. Feyiz, zuhûr, sudûr, tenezzül, taayyün, fetih, tahkik, şühûd ve keşf terimlerinin tecellî ile yakın anlam ilişkisi bulunmaktadır.2
İcad: Kelime manası olarak yeni bir şey bulma, ortaya koyma, varlığı bilinmeyen bir şeyi meydana getirme demektir.3
Tecelli ve İcad Arasındaki Fark: Bediüzzaman Hazretleri, Allah'ın kudretiyle gerçekleştirdiği icat ile isim ve sıfatlarının görünmesi anlamındaki tecelliyi birbirinden ayırmaktadır. İcat, daha önce mevcut olmayan bir varlığın yaratılması ve vücut giydirilmesidir. Bu sebeple dünya hayatında varlıkların ortaya çıkışı çoğu zaman tedrici (aşamalı) bir şekilde gerçekleşir. Bir ağacın çekirdekten büyümesi, bir insanın anne rahminde aşama aşama gelişmesi gibi süreçler icadın tecellileridir.
Buna karşılık tecelli, yeni bir varlık meydana getirmekten ziyade mevcut bir hakikatin veya sıfatın görünmesi ve yansımasıdır. Mesela bir insanın dünyada meydana gelmesi dokuz ay sürer, hücreler oluşur, organlar gelişir. Bu bir icat ve inşa sürecidir. Fakat o insanın suretinin bir aynada görünmesi için böyle bir süreç gerekmez. Bir anda görünür. Çünkü aynadaki görüntü yeni bir insanın yaratılması değil, mevcut bir varlığın tecellisidir.
Netice itibarıyla Bediüzzaman Hazretleri, dünyada bir şeyin meydana gelmesinin genellikle zaman ve aşama gerektirdiğini, buna karşılık ölümden sonraki âlemde birçok şeyin, dünyadaki gibi uzun süreçlerden geçmeden bir anda ortaya çıkabileceğini anlatmaktadır. Bunun sebebi ise icat ile tecelli arasındaki farktır. Bu nedenle ölümden sonraki âlemde bazı şeylerin çok hızlı ve bir anda ortaya çıkmasının garip karşılanmaması gerekmektedir. Çünkü orada görülen birçok durum, yeni bir şeyin yaratılmasından ziyade, zaten var olan hakikatlerin görünmesi ve ortaya çıkması şeklindedir. Bu yüzden dünyadaki yavaş ve aşamalı oluşumlarla kıyaslanamaz.
Bediüzzaman Said Nursi, Mesnevi-i Nuriye, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 74.
Semih Ceyhan, "Tecelli", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2011, c. 40, s. 241.

