İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğuna göre, kadınların âdet veya lohusalık hâllerinde camiye girmeleri caiz değildir1
Âdet ve lohusalık hâlleri, dinimizce hükmen kirlilik sayılmakta ve ibadetlere engel kabul edilmektedir. Camiler de ibadet mekânıdır. Hz. Peygamber (s.a.s.) bu konuda şöyle buyurmuşlardır:
“Ben âdetli kadının ve cünüp kimsenin mescide girmesini/mescitte bulunmasını helal görmüyorum.”2
“Mescit, âdetli kadına ve cünübe helal değildir.”3
Bazı âlimler ise ihtiyaç hâlinde örneğin, camideki bir eşyayı almak için âdetli kadının camiye girmesini veya camiden geçen yolun daha yakın olması gibi bir sebeple caminin içinden geçmesini caiz görmüşlerdir.4
Hanefîler de ihtiyaç olması hâlinde cünüp kişinin, teyemmüm yapmak şartıyla mescitten geçebileceğini ve orada ihtiyaç oranında kalmasını caiz görmüşlerdir.5 Hanbelîlerden bir görüşe göre cünüp, âdetli veya lohusa kimseler bu durumda iken namaz abdesti almaları şartıyla mescitte bulunabilirler.6 İhtiyaç hâlinde bu görüşlerle de amel edilebilir.
Mescidlerin avlusu ve müştemilatında bulunup da duruma göre imama uyulabilen yerler mescitten farklı değerlendirilmiştir. Bu yerler Hanefî, Mâlikî ve Hanbelîlerden gelen sahih görüşe göre bu konuda mescidin hükümlerine tabi değildir.7
Mevsılî, el-İhtiyâr li Ta’lîli’l-Muhtâr, Thk.: Şuayb Arnavut-Ahmet Muhammed Berhum - Abdüllatîf Hırzüllah, Dâru’r-Risâleti’l-Arabiyye, Beyrut 1430/2009 c.,1, s. 13; Şirbînî, Muğnî’l-muhtâc, Dâru’l-Ma’rife, Beyrut 1418/1997, c 1, s. 279.
Ebû Dâvûd, Tahâret, 90 [232]; İbn Huzeyme, es-Sahîh, 2/284 (1327)
İbn Mâce, Tahâret, 126 (645).
İbn Kudâme el-Makdisî, el-Muğnî,, Thk.: Abdullah b. Abdi’l-Muhsin et-Türkî - Abdülfettah Muhammed el-Hulv, Daru Âlemi’l-Kütüb, Riyad, ts., ci1, s. 107; Şirbînî, Muğnî’l-muhtâc, Dâru’l-Ma’rife, Beyrut 1418/1997, c.1, s. 279
Kâsânî, Bedâiu’s- sanâi’ fî Tertîbi’ş-şerâi‘, Dâru’l-Kütübi’l-‘İlmiyye, Beyrut 1986, c.1, s. 38
Merdâvî, el-İnsaf, 1/347-348.
bkz. el-Mevsûâtü’l-fıkhiyye, 5/224.

