RİSALE-İ NUR

05.07.2026

130

Hadis-i Şerifler ve Risale-i Nur’da "Allah Yolunda Geçirilen Gençliğin" Mükâfatı

Gençlerin Allah yolunda olmalarının mükâfatı nedir? Bu zamanda Risale-i Nur ile meşgul olmaları, medreselerde ilim tahsil etmeleri ve beraberce bir cemaat hâlinde yaşamaları hakkında Risale-i Nur’da ve hadîs-i şeriflerde nasıl bahsedilmektedir?

09.07.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İslam'a göre gençlik dönemi, insanın en kıymetli sermayelerinden biri olarak kabul edilir. Bu dönemde Allah'a imanla bağlanmak, ibadetlere devam etmek, ilim öğrenmek, salih kimselerle beraber bulunmak ve dine hizmet etmek büyük fazilet sayılmıştır. Özellikle ahir zamanda imanını muhafaza etmeye çalışan, Kur'an ve sünnet çizgisinde yaşamaya gayret eden gençler, hadis-i şeriflerde övülmüştür. Nitekim gençlik geçicidir ancak Allah yolunda geçirilen gençlik yılları ebedi saadete vesile olacaktır. Bu sebeple ilim meclislerinde bulunmak, medreselerde eğitim almak, cemaat ruhuyla yaşamak ve iman hizmetinde bulunmak büyük bir manevi kazanç olarak görülmektedir. Bu konuda bazı hadisleri zikredecek olursak;

Yedi sınıf insan vardır ki, Allah Teâlâ onları, hiçbir gölgenin bulunmadığı günde arşının gölgesinde gölgelendirecektir: 1. Adaletli yönetici. 2. Gençliğini Allah'a ibadet ederek geçiren genç. 3. Kalbi mescitlere bağlı olan kimse. 4. Birbirlerini Allah için seven, bu sevgi üzere bir araya gelen ve bu sevgi üzere ayrılan iki kişi. 5. Makam ve güzellik sahibi bir kadın kendisini (harama) davet ettiği hâlde, 'Ben Allah'tan korkarım.' diyen kimse. 6. Sağ elinin verdiğini sol eli bile bilmeyecek derecede gizlice sadaka veren kimse. 7. Tenhada Allah'ı anıp da gözleri yaşla dolan kimse.1

Kim ilim öğrenmek için bir yola girerse, Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır.2

Bir cemaat Allah’ın evlerinden bir evde toplanır, Allah’ın kitabını okur ve aralarında müzakere ederlerse, üzerlerine sekînet iner, onları rahmet kaplar ve melekler etraflarını kuşatır. Allah Teâlâ da o kimseleri kendi nezdinde bulunanların arasında anar.3

Kişi, dostunun dini üzeredir. Öyleyse sizden biri kiminle arkadaşlık ettiğine dikkat etsin.4

İnsanların en hayırlısı Kur'ân'ı öğrenen ve öğreten kimsedir.5

Allah kimin hakkında hayır murad ederse onu dinde fakih kılar.6

Hadis-i şerifler birlikte değerlendirildiğinde, Allah yolunda geçirilen gençlik yıllarının ne kadar kıymetli olduğu açıkça görülmektedir. Genç yaşta ibadetle yetişmek, ilim öğrenmek için gayret göstermek, Kur'an meclislerinde bulunmak, salih arkadaşlarla beraber olmak ve dini öğrenip öğretmek Allah katında büyük faziletler arasındadır. Özellikle ilim meclislerinin rahmet, sekînet ve meleklerin kuşatmasına vesile olması, gençlerin medreselerde, ders halkalarında ve iman hizmeti içerisinde bulunmalarının ne kadar değerli olduğunu göstermektedir. Bu hadisler, dinini muhafaza etmeye çalışan, ilim tahsil eden ve salih bir cemaat içerisinde yaşayan gençlerin hem dünyada manevi huzura hem de ahirette büyük mükafatlara nail olacaklarını müjdelemektedir. Konu ile alakalı Risale-i Nur'da geçen bazı yerleri aktaracak olursak;

Eğer istikāmet dâiresinde gitse, gençlik gāyet şirin ve güzel bir ni‘met-i İlâhiye ve tatlı ve kuvvetli bir vâsıta-i hayrât olarak âhirette gāyet parlak ve bâkî bir gençlik netice vereceğini, başta Kur’ân olarak çok kat‘î âyâtıyla bütün semâvî kitaplar ve fermanlar haber verip müjde ediyorlar.7

Bu zaman cemâat zamanıdır. Ehemmiyet ve kıymet, şahs-ı ma‘nevîye göre olur. Maddî ve ferdî ve fânî şahsın mâhiyeti nazara alınmamalı.8

Gülistân sâhibi Şeyh Sa‘dî-i Şîrâzî naklediyor ve diyor ki: Ben bir ehl-i kalbi tekkede, seyr ü sülûk ile meşgul iken görmüştüm. Birkaç gün sonra onu talebeler içinde, medresede gördüm. Ne için o feyizli tekkeyi terkedip, bu medreseye geldin? dedim. O dedi ki: Orada herkes yalnız kendi nefsini, eğer muvaffak olursa kurtarabilir. Burada ise, bu âlîhimmet şahıslar kendileriyle beraber çoklarını kurtarmaya çalışıyorlar. Ulüvv-ü cenâblık ve ulüvv-ü himmetlik bunlardadır. Fazîlet ve himmet bunlardadır. Onun için buraya geldim. Şeyh Sa‘dî bu vâkıayı, kısaca hulâsasını Gülistân’ında yazmıştır.9

Gençliğe muhabbetin ise, mâdem Cenâb-ı Hakk’ın güzel bir ni‘meti cihetinde sevmişsin. Elbette onu ibâdette sarf edersin. Sefâhette boğdurup öldürmezsin. Öyle ise o gençlikte kazandığın ibâdetler, o fânî gençliğin bâkî meyveleridir. Sen ihtiyârlandıkça gençliğin iyilikleri olan bâkî meyvelerini elde ettiğin hâlde, gençliğin zararlarından, taşkınlıklarından kurtulursun. Hem ihtiyârlıkta daha ziyâde ibâdete muvaffakiyet ve merhamet-i İlâhiyeye daha ziyâde liyâkat kazandığını düşünürsün.10

Ehl-i gaflet gibi beş on senelik bir gençlik lezzetine mukābil, elli senede Eyvâh gençliğim gitti , diye teessüf edip gençliğe ağlamayacaksın. Nasıl ki öylelerin birisi demiş:لَیْتَ الشَّبَابَ یَعُودُ یَوْمًا فَاُخْبِرَهُ بِمَا فَعَلَ الْمَشٖیبُ Yani Keşke gençliğim bir gün dönse idi, ihtiyârlık benim başıma neler getirdiğini şekvâ ederek haber verecektim.11

Evet, gençlik, ibadet ve hayır hizmetleriyle geçirildiğinde ebedi gençliğe vesile olacak bir sermayeye dönüşür. Bunun yanında Bediüzzaman Hazretleri, ahir zamanda ferdi hareketten ziyade cemaat şuurunun önem kazandığı belirtilmektedir. İman hizmetinde birlik ve beraberlik içinde hareket etmenin daha bereketli olduğunu ifade eder. Şeyh Sa'dî'nin aktardığı kıssa ise ilim meclislerinin ve medreselerin sadece kişinin kendisini değil, başkalarının da hidayetine vesile olabilecek büyük bir hizmet alanı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla Risale-i Nur, gençlerin ilim tahsil etmelerini, iman hizmetinde bulunmalarını ve salih bir cemaat içerisinde kardeşlik ruhuyla yaşamalarını hem kendi imanlarını kuvvetlendiren hem de toplumun imanına katkı sağlayan çok değerli bir vazife olarak değerlendirmektedir.

Kaynakçalar
  1. Buhâri, Ezan 36; Müslim, Zekât 91.

  2. Tirmizî, İlim, 19.

  3. Müslim, Zikr 38.

  4. Ebû Dâvûd, Edeb 16.

  5. Buhârî, Fedâilü'l-Kur'ân 21.

  6. Buhârî, İlim 10.

  7. Bediüzzaman Said Nursi, Asa-yı Musa, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 15.

  8. Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 4.

  9. Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 15.

  10. Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 314.

  11. Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 314.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız