Aile-Hanımlar

26.06.2026

10

Kadının Kocasından İzinsiz Dışarı Çıkması

Kadın, kocasından izinsiz dışarı çıkamaz, bir yere gidemez diye bir hadis-i şerif var. Koca, hanımını bir arkadaşının Kur'ân-ı Kerîm okumaya çağırdığını söylüyor, hanım da "Nasipse gelirim." diyor. Bunun üzerine eşi, "Benden izin almadan gelirim, dedin." diye günlerce küsüyor ve bu hadis-i şerifi öne sürüyor. Bu davranış doğru mudur?

27.06.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Dört mezhebin fukahasına göre, (bazı istisnai durumlar bulunmakla birlikte) kocanın eşinden evde kalmasını isteme hakkı vardır. Buna karşılık, kadının meşru bir mazereti bulunmaksızın kocasının izni olmadan evden çıkması ise mezheplerin ittifakına göre caiz görülmemiştir. Böyle bir durumda kadın nâşize (kocasına âsi olan ve onun itaatinden çıkan kadın) sayılır ve erkeğin nafaka yükümlülüğü ortadan kalkar. Buna göre kocanın; eşinin yiyecek, giyecek ve mesken gibi temel ihtiyaçlarını karşılama sorumluluğu düşer.1 Nitekim bu konu ile ilgili bir hadis şöyledir:

Abdullâh b. Ömer radîyallâhu anhumâ’dan rivâyet edildiğine göre, bir kadın Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e gelerek: “Kocanın karısı üzerindeki hakkı nedir? diye sordu. Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Kadın, bineğinin üzerinde bile olsa kocası onu arzuladığında kendisini ondan engellememesidir. İzni olmadan evinden bir şeyi başkasına (sadaka da olsa) vermemesidir. Eğer bunu yaparsa ecri kocasına ve vebâli ise kendisine olur. İzni olmadan nâfile oruç tutmamasıdır. Eğer bunu yaparsa ecir değil günah almış olur. Kocasının izni olmadan evinden dışarı çıkmamasıdır. Eğer bunu yaparsa melekler, rahmet melekleri, gazab melekleri tevbe edinceye ya da evine dönünceye kadar ona lanet ederler.”

Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e: (O koca) Zâlim bir kimse olsa da mı? denildi. Şöyle buyurdu: “Zâlim olsa da (bu böyledir).” 2

Ancak bu duruma bazı istisnalar da getirilmiştir:

  • Erkeklerin hanımlarının tüm ihtiyaçlarını ve gereksinimlerini karışılamadığı taktirde kadının bu ihtiyaçlarını temin etmesi için izinsiz dışarı çıkması caizdir.3

  • Fukahanın çoğuna göre, kadının ana-babasını, çocuğunu ve mahremlerini ziyaretten men etme hakkı yoktur. Bu durumda kadın dışarı çıkabilir, ancak uzaklara değil. Ama kadının diğer yakınlarını men edebilir.4

  • Yakın mahrem hısımları ziyaretle ilgili genel ölçü şu şekilde belirlenmiştir: Aynı şehir ve kasabada oturanların haftada bir, sefer mesafesinden (90 km.) daha yakın yerde oturanların ayda bir, bundan daha uzakta oturanların ise en az yılda bir defa ziyaret edilmesi gerekir. Günümüzde yanlarına giderek ziyaret yanında; mektup, telefon, mesaj atma ve görüntülü görüşmelerin bu sorumluluğu hafiflettiğini söyleyebiliriz.5

  • Bunun gibi kadının başkasında bir alacağı olur veya çamaşır yıkayıcılık yapar da bu yüzden dışarı çıkması gerekirse, kocası engel olamaz.

  • Farz hac için de kadın izin almadan çıkabilir. Çünkü burada kocanın hakkı aynî farzın
    önüne geçemez.6 Bunun dışındaki ziyaretler, sünnet ve düğünler için kocasından izin alması gerekir.7

  • Babası müzmin hasta olup, bakacak kimsesi bulunmayan kadın, gidip babasına -kâfir
    dahi olsa - bakabilir. Kocanın bunu mene hakkı olamaz.

  • Koca, dini meseleleri öğrenme ve fetva alma konusunda eşine yardımcı olmazsa, kadın izinsiz olarak ara sıra ilim meclislerine katılabileceği gibi ehlinden fetva da sorabilir.8

Bütün bunlarla birlikte erkeğe düşen, bu konularda anlayışlı, ölçülü ve müsamahalı davranmaktır. Erkeğin, eşinin evinde kendisini beklediğini bilmesi ona güven ve huzur veren bir duygudur. Bununla birlikte, manevî ve psikolojik ihtiyaçları ihmal edilmiş bir kadının ne eşine ne de aile çevresine beklenen ölçüde huzur ve mutluluk verebilmesi kolay değildir. Bu sebeple kadınların da mahremiyet ölçülerine riayet etmek ve aile içindeki sorumluluklarını ihmal etmemek şartıyla arkadaş çevresi edinmeye, ilimle meşgul olmaya, ibadet ve hayır faaliyetlerine katılmaya ihtiyaçları vardır. Bu faaliyetler bir hayır kuruluşunda veya dernekte gönüllü hizmette bulunmak, dinî sohbetlere, konferanslara ya da vaaz programlarına iştirak etmek gibi farklı şekillerde gerçekleşebilir. Aile fertlerine karşı vazifelerini aksatmadığı sürece saliha bir kadının bu tür meşru ve faydalı faaliyetlere katılmasına imkân tanınması, aile huzurunu ve karşılıklı güveni güçlendiren güzel bir davranıştır.

Kaynakçalar
  1. İbn Abidin, Muhammed Emin b. Ömer, Reddü’l-Muhtâr ala’d-Dürri’l-Muhtâr, 2. baskı, Dâru’lFikr, Beyrut-1386, c.3, s. 576-577; İbn Kudâme, Ebu Muhammed Abdullah b. Ahmed b. Kudâme el-Makdisî, el-Muğni, I-X, 1. baskı, Dâru’l-Fikr, Beyrut, 1405, c. 8, s. 189; el-Behûtî, Mansur b. Yunus, Keşşâfu’l-Kınâ’ an Metni’l-İknâ, Dâru’l-Fikr, Beyrut, 1402, c.5, s. 473; el-Hattâb, Muhammed b. Abdurrahman, Mevâhibu’l-Celîl, Dâru’l-Fikr, Beyrut, 1398, c.4, s. 199; İbn Nüceym, Zeyyin b. İbrâhim, el-Bahru’r-Râik, Dâru’l-Ma’rife, Beyrut, t.y., c.4, s. 195; Şirbînî, Muhammed el-Hatîb, Muğni’lMuhtâc İlâ Ma’rifeti Meânî Elfâzı’l-Minhâc, Dâru’l-fikr, Beyrut, t.y., c.3, s. 437.

  2. Beyhakî (el-Kübrâ: 14713); Taberânî (el-Evsat: 513)

  3. Behûtî, Mansur b. Yunus, Keşşâfu’l-Kınâ’ an Metni’l-İknâ, Dâru’l-Fikr, Beyrut, 1402, c.5, s. 473

  4. Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Yayınları, Konya yy., c.3, s. 1230.

  5. Hamdi Döndüren, Delilleriyle Aile İlmihali, Erkam Yayınları, İstanbul 2016, s. 252.

  6. Hamdi Döndüren, Delilleriyle Aile İlmihali, Erkam Yayınları, İstanbul 2016, s. 252.

  7. Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Yayınları, Konya yy., c.3, s. 1230.

  8. Mehmet Zihni Efendi, Nimet-i İslam İlmihali, Salah Bilici Kitabevi, İstanbul yy, s. 418; Hamdi Döndüren, Delilleriyle Aile İlmihali, Erkam Yayınları, İstanbul 2016, s. 252.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız