Cinler yeryüzünün sakinleridir. Cinler Hz. Âdem’den, yani insanoğlundan önce yaratılmışlardır. Bu husus Kur'an-ı Kerim'de şöyle ifade edilmiştir:
Şüphesiz insanı, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık. Cinleri de daha önce sıcağıyla öldüren (dumansız) ateşten yaratmıştık.”1
Taberi Tefsirinde Bakara suresi 30. ayet tefsir edilirken, yeryüzünde insanlardan önce cinlerin yaratılmış olduğu şöyle anlatılır:
Abdullah b. Abbas'tan nakledilen bir görüşe göre, Hz. Adem, daha önce yeryüzünde yaşayan ve orada bozgunculuk çıkardıkları için yok edilen cinlerin yerine, yeryüzünde Halife olarak yaratılmıştır. Dehhak, Abdullah b. Abbas'ın şunları söylediğini rivayet etmiştir: Yeryüzünde ilk yaşayan cinlerdi. Onlar orada bozgunculuk çıkardılar, kan döktüler ve birbirlerini öldürdüler. Bunun üzerine Allah onlara, meleklerden meydana gelen bir ordusuyla birlikte İblisi gönderdi. İblis, beraberinde bulunanlarla birlikte cinlere karşı savaştı. Onları adalara ve dağların başlarına kaçmaya zorladı. Sonra Allah Teâlâ Ademi yarattı. Onu yeryüzünde cinlerin yerine getirdi.2
Yine Bediüzzaman Hazretleri, “Ben yeryüzünde kendime bir halife yaratacağım”3 ibaresindeki “halife” tabirini şu şekilde tefsir etmiştir:
(خَلٖیفَةً) Bu ta‘bîr, insanların hayatına elverişli şerâiti arz hâiz olmazdan evvel arzda idrâkli bir mahlûkun bulunmuş olduğuna; ve o mahlûkun hayatına o zamandaki arzın evvelki vaz‘iyetleri muvâfık ve müsâid bulunduğuna işârettir. (خَلٖیفَةً) ta‘bîrinin bu ma‘nâya delâleti muktezâ-yı hikmettir . Ama meşhûr olan ma‘nâya nazaran, o idrâkli mahlûk, cinlerden bir nevi‘ imiş. Yaptıkları fesâddan dolayı insanlarla mübâdele edilmişlerdir.4
Burada ifade edildiği üzere, dünya insanların hayatı için elverişli şartlara sahip olmadan önce yeryüzünde akıllı mahlûklar bulunmuştur. O akıl sahibi mahlûklar ise cinlerin bir çeşidi olup yaptıkları bozgunculuktan dolayı insanlar ile değiştirilmişlerdir.
Hicr, 15/26, 27.
Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi, İstanbul 1996, c.1, s. 164.
Bakara, 2/30.
Bediüzzaman Said Nursi, İşarat-ül İ’caz, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 251.

