Bu ifadeler, Bediüzzaman Hazretleri’nin bulutların gökyüzündeki hareketleri üzerinden Allah’ın birliğini, kudretini ve haşri (öldükten sonra dirilmeyi) anlatan harika bir tefekkür levhasıdır.
"Mahv" kelime anlamıyla silmek, yok etmek; "isbat" ise vücut vermek, var etmek demektir.
İslamiyette "Levh-i Mahfuz"; Allah'ın ezelî ilmiyle ilgili, orada yazılı olan hiçbir şeyin değişmediği sabit ana levhadır. "Levh-i Mahv ve İsbat" ise bu ana levhanın âdeta dünya hayatındaki bir yansıması, bir nevi yazar-bozar tahtasıdır. Zaman akıp giderken, her an yeni varlıkların yaratılması (levh) ve eski varlıkların tarih sahnesinden silinmesi (mahv), daha sonra benzer varlıkların tekrar yaratılması (ispat) bu levhada gerçekleşir.
Gökyüzüne baktığınızda ansızın bulutların belirdiğini (levh/yazılma) ve bir süre sonra hiçbir iz bırakmadan dağılıp kaybolduğunu (mahv/silinme), daha sonra tekrar aynı levhanın yani durumun geri geldiğini (ispat/yazılma) görürüz. İşte bu durum, Allah’ın iradesiyle kader levhasına bir şeyler yazıp, sonra o hükmün vadesi dolunca sildiğinin gözle görülür bir misalidir. Bulutların doldurulup boşaltılması, kâinattaki sürekli yaratılış-ölüm-yeniden yaratılış döngüsünün sembolüdür.
"Haşir ve Kıyamet Suretine Çevirmek" ile Ne Anlatılmak İsteniyor?
Bu ifade, gökyüzündeki bulut hareketlerinin aslında insanlığın sonu (kıyamet) ve yeniden dirilişin (haşir) her an gözümüz önünde sergilenen küçük birer provası olduğunu anlatır.
Masmavi, berrak bir gökyüzü varken bir anda her yerin simsiyah bulutlarla kaplanması veya tam tersi, göğü tamamen kaplayan devasa bulut kütlelerinin dakikalar içinde tamamen yok olması, kıyamet anında koca kâinatın bir anda nasıl altüst edilip yok edilebileceğinin somut bir göstergesidir.
Kupkuru, ölü gibi duran gökyüzünden tonlarca suyun (yağmurun) indirilmesi ve o bulutların yoktan var edilmesi, öldükten sonra insanların topraktan bir anda nasıl diriltileceğinin (haşir) açık bir delilidir.
Özetle; Cenâb-ı Hak, gökyüzünü âdeta dev bir yazı tahtası gibi kullanmaktadır. Bulutları her an var edip yok edişinde bizlere şu manayı ifade eder: "Gördüğünüz bu bulutları nasıl saniyeler içinde yoktan var edip, sonra hiç yokmuş gibi silebiliyorsam; kıyamette de bu dünyayı öyle silecek ve haşirde sizleri aynen böyle kolayca yeniden dirilteceğim."

