Atın fıkhi hükmü hakkında mezhepler arasında farklı görüşler mevcuttur. Şâfiî ve Hanbelî mezhepleri ile Hanefî alimlerinden İmam Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed'e göre at etinin ve cüzlerinin kullanılması helaldir. İmam Ebû Hanîfe ve bazı Mâlikî fakihlerine göre ise at eti yemek mekruh görülmüştür. 12
Bu görüşler çerçevesinde, at etini helal kabul eden Şâfiî ve Hanbelî mezhepleri ile Hanefî mezhebinin İmam Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed gibi fakihlerinin görüşleri esas alındığında, atın bağ dokularından elde edilen kolajenin de atın yenilebilir kısımlarından elde edilmesi sebebiyle helal kabul edilmesi mümkündür. Zira kolajen, esas itibarıyla hayvanın bağ dokusu ve diğer dokularında bulunan bir proteindir. Dolayısıyla at etini helal kabul eden bu fakihlerin görüşü esas alındığında, atın bağ dokusundan elde edilen ve özelliği değişmeyen kolajen de aynı asıl hükme tabidir.
Ancak atın eti bazı mezheplere göre helal olsa bile, kolajenin elde edildiği hayvanın İslami usullere göre kesilip kesilmediği bilinmiyorsa (örneğin ithal ürünlerde), o hayvandan elde edilen ürünler "meyte" (leş) hükmünde sayılır ve tüketilmesi bazı şartlar dahilinde caizdir.3
Eğer dindar ve uzman bir doktor, hastanın iyileşmesi için bu ilacın gerekli olduğunu, helal bir alternatifinin bulunmadığını belirtirse, "Zaruretler yasakları mübah kılar" ilkesi gereğince içeriğinde haram veya şüpheli madde bulunan bu ilacın tedavi amaçlı kullanımı caizdir.4
Ayrıca kolajen takviyeleri yaşlanma karşıtı bakım, cilt güzelliği veya kırışıklık gidermek gibi sadece estetik amaçlarla kullanılacaksa, at kaynaklı ürünlerin tüketilmesi yerine aynı işlevi gören ve daha güvenilir olan sığır veya balık kolajeni tercih edilebilir.
Heyet, Fetvalar, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2024, s. 583-584.
Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Risale Yay., İstanbul 1990, c. 4, s. 321-322.
Seyfullah Oktay Arslan, "İlaç Bileşimlerinde İslam İnancına Göre Haram Olan Maddelerin Bulunma Durumu", Journal of Halal Life Style, c. 1, say. 1, s. 56.
Heyet, Fetvalar, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2024, s. 593.

