Muhtelif Meseleler

30.03.2018

5353

Ten Renkleri Neden Farklı?

Deniliyor ki siyah ten rengi olan kişilerin toprağı kaliteli olduğundan siyahtır. Bu doğru mu? Ten renklerinin hikmeti nedir?

11.04.2018 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Ten renklerinin hikmeti, Rabbimizin ilk insan olan Hz. Adem asm'ı topraktan yaratırken yeryüzünün farklı yerlerindeki farklı renk topraklardan yaratmasıdır. İlk yaratılışta Hz. Adem asm'ın genlerine yerleştirilmiş olan bu farklı renkler zamanla evlatları içerisinde ortaya çıkmıştır. Bu hususa dair şöyle bir rivayet vardır:

1- Allah (c.c.) meleklerinden birisine -muhtemelen Hz. Cebrail idi- dünyanın her yerinden topraklar getirterek Hz. Âdem'i Cennet'te yaratmıştır.1

2- Yer, yine kendisinden alacağı şeyden dolayı, Allah´a sığınınca, ölüm me­leği: "Ben de Allah´ın emrini, yerine getirmemiş olarak dönmemden Allah´a sı­ğınırım!" dedi." Yeryüzünden alacağını aldı ve tek yerden almadı. Kırmızı, beyaz ve siyah topraktan aldı ve karıştırdı. Böyle, yeryüzünden alınan topraktan yaratılmış olduğu için, Âdem Aleyhisse­lâma "Âdem" ismi verilmiştir.2

Hz. Adem babamız ve evlatları bir mevkide çoğalıp birçok hikmete binaen yeryüzüne yayılmışlar ve bulundukları yerlerde o ırk rengi yaygınlaşmıştır. Ayrıca yeryüzündeki bütün mahluklara dikkat edilirse Cenab-ı Hak farklı isim ve sıfatlarının tümünü yeryüzünde tecelli ettirmek hikmeti için bütün varlıkları farklı renk ve şekilde yaratmıştır. Aynen öyle de insanoğlunu da tek düze yaratmayıp farklı renk, boy ve karakterlerde yaratmıştır. Bu, Cenab-ı Hakk'ın Mülevvin isminin bir tecellisidir. İnsanların renklerinin farklı şekilde yaratılmasıyla ilgili Kur'an-ı Kerim'de şu ayeti kerime geçmektedir:

O’nun kanıtlarından biri de, gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olmasıdır. Kuşkusuz bunda bilenler için ibretler vardır.3

Yukarıdaki ayete göre her bir ferdin deri rengi, yüz hatları ve vücut biçimindeki farklılıklar bir taraftan insanın kendine özgü hususiyetleriyle kendisi olmasını sağlarken diğer taraftan da insanların birbirleriyle ayrı kişiler olarak ilişki kurmalarını mümkün kılar. Bu husula ilgili Kur'an-ı Kerim'de şu ayet-i kerime geçmektedir:

Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık, Allah katında en değerli olanınız O’na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir, her şeyden haberdardır.4

Bu âyet-i kerime, insanlığın tek anne ve babadan meydana gelen soy kardeşler olduğunu bildirmekte ve hiçbir milletin diğerine karşı soyca üstünlük taslamasına hakkı olmadığını ifade etmektedir. İnsanların üstünlükleri ise ancak kendilerini yaratan Rablerinin emir ve yasaklarına uyarak, O’ndan korkmalarıyla gerçekleşmektedir. Bu hususla alakalı olarak Bediüzzaman Hazretleri öyle demiştir:

Şu âyet-i kerîmenin işaret ettiği teârüf ve teâvün düstûrunun beyânı için deriz ki: Nasıl ki bir ordu fırkalara, fırkalar alaylara, alaylar taburlara, bölüklere, tâ takımlara kadar tefrîk edilir. Tâ ki her neferin muhtelif ve müteaddid münâsebâtı ve o münâsebâta göre vazîfeleri tanınsın, bilinsin. Tâ o ordunun efradları, düstûr-u teâvün altında hakîkî bir vazîfe-i umûmiye görsün. Ve hayat-ı ictimâiyeleri, a‘dânın hücumundan masûn kalsın. Yoksa tefrîk ve inkısâm, bir bölük bir bölüğe karşı rekābet etsin, bir tabur bir tabura karşı muhâsamet etsin, bir fırka bir fırkanın aksine hareket etsin değildir.Aynen öyle de, hey’et-i ictimâiye-i İslâmiye büyük bir ordudur. Kabâil ve tavâife inkısâm edilmiş. Fakat bin bir bir birler adedince cihet-i vahdetleri var. Hâlikları bir, Rezzâkları bir, Peygamberleri bir, kıbleleri bir, kitapları bir, vatanları bir, bir bir bir, binler kadar bir bir. İşte bu kadar bir birler uhuvveti, muhabbeti ve vahdeti iktizâ ediyorlar. Demek kabâil ve tavâife inkısâm, şu âyetin i‘lân ettiği gibi teârüf içindir, teâvün içindir. Tenâkür için değil, tahâsum için değildir.5

Yukarıdaki paragrafa göre insanların farklı millet ve kabilelere ayrılma sebebi, yardımlaşmak ve hayatlarını muhafaza etmektir. Birbirlerinin değişik vasıflarını birleştirerek hayatlarını daha kolay sürdürmektir. Örnek olarak bildiğimiz gibi bir ordu kısımlara, bölüklere ve daha alt birimlere ayrılır. Her bir bölüğün ve birimin işi farklıdır. Bazı bölükler silahla, bazı bölümler uçakla, bazı birimler ise daha farklı alanlarla alakadar olmaktadırlar. İşte bu farklı alanlar birleştirilerek düşmanın saldırısına kolayca karşılık verilebilir, hayat daha kolay ve düzenli yaşanabilir. Eğer bu ordudaki birimler birbirine silah çekse, birbiriyle çatışsa, o zaman o ordu elbette kolayca düşmana yenilecektir.

Aynen bu örnekte olduğu gibi, dünya üzerindeki Müslümanları da bu şekilde bir ordu gibi değerlendirebiliriz. Birçok noktada farklılıklar olsa da yine birçok noktada ortak noktalar ve değerler vardır. Mesela tüm Müslümanların inandığı Allah birdir, inandıkları peygamberler birdir. Kıbleleri, kitapları, namazları ve memleketleri birdir. İşte bu ortak noktalar birleşmeyi, hayatı kolaylaştırmayı ve kardeşliği emretmektedir. Yardımlaşmayı ve dayanışmayı gerektirmektedir. Bu sebeblerden dolayı İslam dini ırkçılığı ve kavmiyetçiliği ve birbiriyle çatışmayı reddetmektedir. Bu hususta Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur:

Şüphesiz ki Aziz ve Celil olan Allah, sizlerin cahiliye kibirlenmelerinizi ve atalarınızla övünmenizi gidermiştir. İnsanlar ya takva sahibi bir mümin veya isyankar bir fâcirdir. Sizler, Âdem'in oğullarısınız, Âdem ise topraktandır. Artık bir kısım adamlar, kavimleriyle övünmeyi bıraksınlar. Zira onlar cehennemin kömürlerinden başka bir şey değildirler. Yoksa onlar Allah katında, burnu ile pislikleri yuvarlayan pislik böceklerinden daha âdi olurlar.6

Kaynakçalar
  1. Ibn Kesîr, Tefsirü'l-Kur'an'i'l-Azîm, c.1,s.132

  2. Mustafa Asım Köksal, İslâm Tarihi-Hz. Muhammed (a.s.) ve İslâmiyet, İstanbul 2008,c.1

  3. Rum 30/22

  4. Hücurat 49/13

  5. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c. 1, s.149

  6. Ebu Davud, K.el-Edeb, bab: 110, Hadis no: 5116 , Ahmed b. Hanbel, Müsned, C.2, S.361


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız