Rabbimiz Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyuruyor:
Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten (Âdem'den) yaratan, ondan da eşini (Havvâ'yı) yaratarak (yeryüzüne) ikisinden birçok ricâl (erkekler) ve nisâ (kadınlar) yayan Rabbinizden sakının! O'nun hakkına birbirinizden isteklerde bulunuyor olduğunuz Allah'dan ve akrabâlık bağların(ı koparmak)tan sakının! Şüphesiz ki Allah, sizin üzerinizde tam bir gözeticidir.1
Resûl-i Ekrem (asm) ise şöyle buyurmuştur:
Sıla-i rahim yapan, akrabasından gördüğü iyiliğe iyilikle karşılık veren kimse değil, akrabası kendisine iyiliği kestiğinde dahi onlara iyilik yapandır. 2
Bu çerçevede akraba ilişkilerinde bayramdan bayrama muhabbet ve ziyaret etmek uzak akraba için belki en asgarisî olabilir. Fakat amca, dayı, hala ve teyze gibi yakın akraba ile özellikle anne - baba ile sürekli irtibat halinde olmalı, hiç olmazsa telefonla arayıp hal ve hatırlarını sormalı ve fırsat buldukça ziyaret etmelidir. Rabbimiz ana-baba hakkını gözetmekle alakalı olarak şöyle buyurmaktadır:
İnsana, ana-babasını (gözetip, onlara iyilik etmesini) de tavsiye ettik. Anası onu, zayıflık üstüne zayıflık çekerek (karnında) taşımıştı. (Sütten) ayrılması da iki sene içinde olur. (Bu yüzden:) “Bana şükret! Ana-babana da!” (diye tavsiye ettik). Dönüş ancak banadır.3
Nisâ, 4/1
Buharî, Edep, 15
Lokman, 31/14

