Bediüzzaman Hazretleri'nin Şeyh Said olarak Ankara'ya yansıması doğru değildir. Ancak yanlış bir bilgi olarak Bediüzzaman Hazretleri'nin Şeyh Said'in başlattığı harekete katıldığı bilgisi Ankara'ya yansımıştır. Buna göre 1925 yılı Şubat ayında, bir sene önce hilafetin kaldırılmasının toplumdaki sarsıntılarının bir neticesi olarak doğu vilayetlerinde bir ayaklanma başladı. Şeyh Said liderliğindeki silahlı gruplar, kısa süre içerisinde bazı köy, kasaba ve ilçeleri ele geçirmişlerdi. İki ay kadar süren bu ayaklanma Nisan ayı sonlarında ordu tarafından silahla bastırıldı. Şeyh Said ve yardımcıları yakalanarak Diyarbakır’da yargılandılar ve 1925 Haziran ayı sonunda idam edildiler.
Şeyh Said isyanının bastırılmasından sonra, hâdiseyle alâkası olsun olmasın, pek çok insan batıya sürgün edilmeye başlandı. Hususan nüfuz sahibi insanları, tedbir adı altında bölgeden uzaklaştırıyorlardı. Bu şekilde sürülenlerden biri de Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri oldu. Kendisinin hâdiseyle hiçbir ilgisi olmadığı, hatta teşebbüs edenlere “vazgeçiniz” dediği halde, bir zaman sonra, Erek Dağı’nda inzivaya çekildiği harabeden jandarmalar tarafından alınıp yola çıkarıldı.1 Bu konuda Abdullah Ekinci'nin ifadeleri ise şöyledir:
"Şeyh Said isyanında Şeyh Said Üstad Van’daydı. İsyan haberi Ankara’ya yanlış aksetmiş. Üstad’ın, Seyda’nın isyan ettiğini zannetmişler. Çok telaş etmişlerdi. Süleyman Sabri Paşa, Nurşin Camii’ne Seyda’nın yanına geldi. Bu yanlış durumu Üstad’a bildirdi. Paşa: ‘Seyda, bunu tekzib edelim (yalanlayalım), böyle bir yanlışlık olmuş’ deyince, Üstad: ‘Lüzum yok tekzip etmeye, zaman bunu tekzip eder’ dedi.’ ..."2
Heyet, Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru’l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, c. 1, s. 268.
Heyet, Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru’l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, c. 1, s. 265.

