Arapça s-b-r kökünden gelen sabır; üzüntü, başa gelen sıkıntı ve belâlar karşısında direnç gösterme; olumsuzlukları olumlu kılmak için gösterilen metanet” gibi anlamlara gelmektedir. Sabır “nefsi telâştan, dili şikâyetten, organları çirkin davranışlardan koruma, nimet haliyle mihnet hali arasında fark gözetmeyip her iki durumda sükûnetini muhafaza etme, Allah’tan başkasına şikâyette bulunmama” şeklinde de tarif edilmiştir.1
Arapça bir kelime olan tahammül, (حمل) kökünden gelmektedir. Tahammül sözlükte; insanın kötü, güç durumlara karşı koyabilme gücü, kaldırma, katlanma, dayanma manasına gelir. Arapça h-m-l kökünden gelen tahammül ise zor şeylere dayanma gücü, ses çıkarmadan katlanma anlamına gelir.2
Sabır ve tahammül; zorluklara dayanmak ve katlanmak bakımından birbirine çok yakın anlamlara gelirler. İkisi de tükenebilir olma özelliği taşır. Tahammülü ve sabrı geniş olma, olgun insan nitelikleri olarak kabul edilir. Birbirine çok yakın anlamlar taşımakla beraber aralarında ince farklar bulunmaktadır.
Tahammül; sürece daha çok odaklanan, nispeten daha ümitsiz ve çözümsüz bir ruh haliyle sıkıntının geçmesini beklemeyi ifade eder. Sabır ise sürecin sonunda elde edeceği ödüle daha çok odaklanan, ümitli bir ruh haliyle beklemeyi ifade eder. Nitekim İslâm dininde sabır, sıkıntı ve zorluklar karşısında pasifçe tahammül etmek değil, hoşlanılan, hayır bilinende şer; hoşlanılmayan, şer bilinen şeyin de arkasında hayır olabileceği, bunun ancak olayların arkasındaki hikmeti yaratan tarafından bilinebileceği inancıyla, pozitif bir yaklaşımla ve umutlu bir şekilde aktif çaba göstermektir.3
Ayrıca sabır, musibetin ilk anından itibaren her an o bilinçle olmayı gerektirir. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisinde şöyle buyurmuştur:
Makbul sabır, musibetle karşılaştığın ilk andakidir veya sabır musibetin ilk darbesine karşıdır. 4
Ayetler ve hadis-i şeriflerde olduğu gibi halk arasında kullanılan “sabrın sonu selamettir” tarzındaki ifadelerde de sabrın olumlu tarafına dikkat çekilmektedir. Tasavvufta da sabır kavramı çok önemli bir konuma sahiptir. Fakat tahammül için böyle bir durum pek söz konusu değildir.
Mustafa Çağrıcı, "SABIR", TDV İslâm Ansiklopedisi, İstanbul 2008, c.35, s. 337.
Yolcu, Mehmet, and İbrahim Barca. “İslâm Düşüncesinde Eleştiri Kültürü ve Tahammül Ahlâkı”(Muş 26-28 Mayıs 2019) Sempozyum Değerlendirilmesi." Bitlis İslamiyat Dergisi 1.1 (2019): s.128.
Tallal Alie Turfe, Patience in İslam: Sabr, ( 1st used ), Tahrike Tarsile Qur’an Inc., Elmhurst, New York 1996, s. 25.
Buhârî, Cenâiz, 32

