“İcat” Arapça إيجاد (îcâd) kelimesinden gelir. Kökü و ج د (v-c-d) olup temel anlamı ““varlık vermek, örneksiz yaratmak”tır.Bu anlamda îcâd, mutlaka “daha önce mevcut olan bir şeyi bulmak” anlamına gelmez. Bilakis Allah hakkında kullanıldığında “yok veya mevcut olmayan bir şeyi varlık sahasına çıkarmak” anlamındadır. Nitekim İslâmî kaynaklarda yaratmayla ilgili ibdâ‘, ber’, zer’, fatr, sun‘, inşâ’, ihdâs, îcâd, tasvîr, tekvîn, ihtira‘, ca‘l gibi kavramlar da yer almaktadır. 1
Türkçede “icat” kelimesi zaman içerisinde anlam daralmasına uğramıştır. Günümüzde özellikle “Telefonu icat etti.”; “Yeni bir makine icat etti.” gibi kullanımlarda “icat etmek” çoğunlukla daha önce bulunmayan bir şeyi tasarlayıp ortaya koymak anlamındadır. Bu icadın diğer ifadesi keşfetmektir. Keşfetmek ise “Kâinatta var olan fakat var olduğu bilinmeyen bir şeyin bilerek veya farkında olmadan Allah'ın ihsanıyla ortaya çıkarılması durumu demektir. Bir diğer tanıma göre ise “Bilgi ve becerilerimizden yararlanarak, daha önce var olan maddelerin bir araya getirilmesiyle olmayan bir eşya çıkarma, yepyeni bir şey üretme” olarak tanımlanmaktadır. Buna göre keşf iki türlü olmaktadır. Bunlardan biri olan bir şeyi sadece bulmak, diğeri var olan maddeleri bir araya getirerek olmayan yeni bir eşya bulmaktır.
Birincisine örnek olarak ateş, kıtalar ve organlar verilebilir. Buna göre ateş, kâinatta Allah tarafından yaratılmış ve var olan bir şeydir. İnsanların onu ilk defa keşfederek kullanmaya başlamaları, ateşin icadı değil, keşfi olarak değerlendirilmelidir. Zira insanlar ateşi yoktan var etmemiş, kâinatta mevcut olan bir varlığı farketmişler ve keşfetmişlerdir.
İkinci tür keşif ise icat olarak da adlandırılabilir. Burada insan, Allah’ın yarattığı mevcut varlıkları ve O’nun kâinata koyduğu fizik, kimya, biyoloji ve tıp gibi alanlardaki kanunları kullanarak daha önce bilinmeyen veya bu şekilde mevcut olmayan yeni bir ürün ya da yöntem ortaya koymaktadır. Örneğin hastalıkların tedavisinde kullanılan bir ilacın geliştirilmesi, kâinatta Allah tarafından yaratılmış yüzlerce farklı maddenin belirli ölçüler, oranlar ve düzen içerisinde bir araya getirilmesiyle gerçekleşmektedir. İlacı geliştiren kimyager, binlerce farklı deney yaparak belirli kanunları, hesaplamaları ve mevcut maddelerin özelliklerini kullanmak suretiyle neticeye ulaşmaktadır. Dolayısıyla burada kimyagerin ilacı yoktan var ettiğini veya yarattığını söylemek mümkün değildir. Onun yaptığı, Allah’ın yaratmış olduğu maddeler ve kâinatta geçerli kıldığı kanunlar çerçevesinde daha önce bilinmeyen bir bileşimi veya yöntemi keşfedip ortaya çıkarmaktır.
Çağrıcı, Mustafa. “Yaratma.” Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı, 2013, c. 43, s. 329-331.

