Soru

Peygamberimizin Evlilikleri

Hz peygamber aleyhisselatu vesselam her haliyle bir örnektir. Sair müslümanlar en fazla 4 kadınla evlenirken Hz peygamber daha fazla evlilik yapmıştır. Bunun siyasi sosyal daha farklı gerekçeleri var. Evliliklerin hiçbirinin şehevani olmadığı açık. Bayanlara alakadar eden meselelerde Hz Peygamberin eşleri çok ciddi manada hadis rivayet etmiş. (Kadınsal meseleler) İslamiyet'in, peygamber efendimiz aleyhissalatu vesselam'ın sünnetinin ciddi manada anlaşılmasına çok büyük katkıları olmuş. Ekseriyetle şehit düşenlerin eşlerini himaye edilmiş. Hz Ayşe annemiz hariç hepsi dul. Himaye edilmeye muhtaç. Cahiliye dönemi adetlerini kaldırdığını ilan etmek için evlenmiş. Hz Zeynep ra.

Ama neden Cenâb-ı Hak bunu 4 tane bayanla da yapamaz mıydı? 

Not: Evliliklerinin hikmetini sormuyorum

Tarih: 30.12.2020 22:26:37
Okunma: 574

Cevap

Sizin de sualinizde ifade ettiğiniz gibi, Peygamber Efendimizin çok evliliği meselesi pek çok hikmete matuftur. Malum olduğu üzere Hz. Peygamberin (sav) ilk evliliği, kendisi yirmi beş yaşında iken kırk yaşında olan ve yetimleri bulunan dul bir hanımla olmuştur. Hz. Hatice validemizle olan bu beraberliği yirmi üç yıl sürmüş, hayatının bu zinde döneminde başka bir kadınla evlenmemiştir. Onun vefatının ardından 4-5 sene yalnız yaşadıktan sonra elli beş yaşında yine bir dul olan Hz. Sevde ile evlenmiştir. Daha sonra Hz. Âişe validemiz dışında evlendiği kadınların hepsi de yine duldu. Bütün gençlik ve olgunluk çağını kendisinden on beş yaş büyük dul bir hanımla geçiren Hz. Peygamberin (sav) evliliklerinin nefsanî olmadığı ise âşikârdır.

Nitekim İbn Hacer, Hz. Peygamberin (sav) çok evlilik yapmasının temelinde Arap kabileleriyle akrabalık kurmak, bu yoldan onların kalbini kazanmak ve nübüvvetin konumunu güçlendirmek, erkeklerin bilemeyeceği birçok dinî hükmün eşleri vasıtasıyla müslüman kadınlara ulaşmasını sağlamak gibi amaçlar bulunduğunu söylemektedir (Fetḥu’l-bârî, XIX, 138).

Bediüzzaman Hazretleri Mektubât mecmuasında (7. Mektup) Hz. Peygamberin (sav) çok evliliğinin pek çok hikmetlerini çok güzel bir şekilde izah eder.  Hikmetlerinden birisini şöyle izah eder:

‘’O hikmetlerden birisi şudur ki: Zât-ı risâletin akvâli (sözleri) gibi, ef‘âl (fiiller) ve ahvâli (halleri) ve etvâr (tavırları) ve harekâtı dahi menâbi‘-i dîn (dinin kaynakları) ve şerîattır. Ve ahkâmın me’hazleridir (kaynaklarıdır). Şıkk-ı zahirîsine (görünürdeki şıkkı) sahâbeler hamele (taşıyıcı) oldukları gibi, hususî dâiresindeki mahfî ahvâlâtından (gizli hallerinden) tezâhür (görünme) eden esrâr-ı dîn (dinin sırlarının) ve ahkâm-ı şeriatın (şeriatın hükümlerinin) hameleleri ve râvîleri de Ezvâc-ı Tâhirât’tır (Peygamberimizin (sav) temiz hanımları olan validelerimiz). Ve bilfiil o vazîfeyi îfâ etmişlerdir. Esrâr ve ahkâm-ı dînin (dinin hükümlerinin ve sırlarının) hemen yarısı, belki onlardan geliyor. Demek bu azîm vazîfeye birçok ve meşrebce (hareket tarzı, huy) muhtelif Ezvâc-ı Tâhirât lâzımdır.’’ (Mektubât, 19)

Sevgili Peygamberimizin (sav) çok evliliğindeki daha pek çok ulvî gayeleri aşağıdaki adreslerden detaylı olarak istifade edip öğrenebiliriz.

Şimdi gelelim neden 4 hanımla değil de daha fazla hanımla bu ulvî hizmetleri gördüğü konusuna.

En başta şu hakikati ifade etmek gerekir ki, Sevgili Peygamberimizin (sav) her hareketi her sözü ve her tavrı Rabbimizin emri ve rızası dairesindedir. Öyleyse çok eş sahibi olması da Rabbimizin izni ve hikmeti iledir. Bu noktayı gözden kaçırmamak gerekir.

Çok evlilik konusunda Hz. Peygamberin (sav) özel ve istisnai bir durumu olduğu şüphesizdir.

Çok evliliği dört kadınla sınırlandıran âyet nâzil olduğunda (Nisâ, 4/3) Hz. Peygamber (sav) dokuz hanımla evli bulunuyordu. Âyet-i Kerime gereği, dörtten fazla hanımla evli olanlar dört tanesini seçmek zorundaydı. Bu durumda kocalarından ayrılan kadınların başka erkeklerle evlenmeleri mümkün olduğu halde Hz. Peygamberin (sav) eşleri müminlerin anneleri sayıldığından boşanmaları halinde başkalarıyla evlenmeleri söz konusu değildi.

Bu hususta Rabbimiz şöyle buyurur: "Peygamber müminlere canlarından ileridir. Onun eşleri de müminlerin anneleridir." (Ahzab, 33/6)

Bu sebeple Resûl-i Ekreme (sav) has bir ruhsat olmak üzere hanımlarını nikâhı altında tutmasına izin verilmiştir. Bunun için bir başkası bu hususta Peygamber Efendimizi (sav) örnek alamaz. Ömründe bine yakın mucizeler göstermiş, Allah'ın en sevgili ve seçkin kulu olan Peygamber Efendimizi (sav) her haliyle tıpa tıp modellememiz zaten mümkün değildir. Sadece Efendimize (sav) mahsus hükümlerin, emirlerin ya da ruhsatların olduğu hakikatini unutmamak gerekir. 

Sevgili Peygamberimizin (sav) çok eşliliği meselesine benzeyen ve sadece O’na mahsus başka hususi hükümler de söz konusudur. Mesela, Hz. Peygamber (sav) miras bırakmamıştır. Peygamberimize ve onun ailesine zekât verilemez. Teheccüd namazı kılmak ve kurban kesmek Peygamberimize farz kılınmışken biz ümmetine farz kılınmamıştır, vb.

Rabbimizin, Peygamber Efendimizin (sav) 9 hanımla nikâhının devamına müsaade etmesinin bir hikmeti de kanaatimizce şu olsa gerek: Hz. Peygamberin (sav) getirdiği dinin hükümleri şüphesiz erkekler kadar kadınları da ilgilendiriyordu. Kadınlara yönelik tebliğlerde Hz. Peygamberin (sav) hanımları eğitici ve öğretici görevi ifa ediyorlardı. Âdeta büyük bir okul tesis etmişti Peygamber Efendimiz.

Özellikle kadınlara has olup erkeğe sormaktan kaçınacakları şeyler hususunda Resûl-i Ekremin (sav) hanımları birer ilim ve fetva mercii olarak hizmet görüyordu. Bu alanda Hz. Âişe validemizin özel bir yerinin olduğu da bilinmektedir. Hz. Âişe (ra), Resûlullah’ın vefatından sonra her yaştan insanların, bilhassa kadınların rahatlıkla başvurdukları bir merci olmuştur. Kendisine uzak bölgelerden bazı kişiler de mektupla başvurarak sorular yöneltirlerdi. Hz. Âişe (ra) bunlara yazılı olarak cevap verirdi. 

O günün şartlarında elektriğin ve haberleşme aletlerinin olmadığını düşündüğümüzde Peygamber Efendimizin (sav) gününün önemli bir kısmını evinde geçirdiğini görürüz. Risalet vazifesi devam ettiğinden Allah Resûlünün her halinin her hareketinin her sözünün kayıt altına alınıp biz ümmetine ulaştırma vazifesi, mübarek validelerimize düşüyordu. Dinî hükümlerin hemen hemen yarısının ezvâc-ı tâhirât validelerimizden geldiğini düşününce, Rabbimizin Peygamber Efendimize (sav) aynı anda 9 hanımla nikâhına izin vermesinin mühim bir hikmetini daha anlamış oluyoruz. Allah (cc) dileseydi daha fazla veya daha az hanımla bu mühim vazifeyi gördürebilirdi. Bize düşen, Rabbimizin hükmüne rıza göstermektir.

Ayrıca bakınız;

Ahzâb Sûresi, 33/51-53

https://risale.online/soru-cevap/peygamberimizin-evlilikleri

https://risale.online/soru-cevap/cok-evlilik


Yorum Yap

Yorumlar