Nazar Değmesine Karşı Okunacak Âyet ve Dualar
Hasan-ı Basrî Hazretleri şu âyetin nazar değmesine karşı okunabileceğini söylemiştir:1
وَاِنْ يَكَادُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ اِنَّهُ لَمَجْنُونٌ
وَمَا هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ
Doğrusu inkâr edenler Kur'ân'ı dinlediklerinde, nerede ise seni gözleriyle devireceklerdi ve (hasedlerinden): “Şübhesiz ki o, gerçekten bir mecnundur!” diyorlar. Hâlbuki o (Kur'ân), âlemler için bir nasîhatten başka bir şey değildir.2
Yine bu ayetle beraber Felak ve Nas Sureleri olan muavvizeteyn surelerinin de nazara karşı okunması tavsiye edilmiştir. Nitekim bir rivayette Ebû Saîd el-Hudrî (ra) şöyle demiştir:
Rasûlullah -sav- cinlerden ve göz değmesinden Allah’a sığınırdı. Nihayet Muavvizeteyn (felak ve nas sureleri) nâzil oldu. Ondan sonra Muavvizeteyn ile Allah’a sığınmaya başladı ve diğer duaları bıraktı3
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) "Atanız İbrâhim de bu duayı oğulları İsmâil ile İshak için yapardı" diyerek torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i nazar ve benzeri olumsuzluklardan korumak için onlara şu duayı okurdu:
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ، مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ، وَمِنْ كُلِّ عَيْنٍ لاَمَّةٍ
Her türlü şeytan ve zehirli hayvanlardan ve bütün kem gözlerden Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım. 4
Hz. Âişe (r.anhâ) Cebrail as'ın Peygamberimize (sav) şöyle dua ettiğini aktarmaktadır:
“Resûlullah (sav) rahatsızlandığı zaman Cibrîl (as) onu şöyle diyerek Allah’a sığındırırdı:
بِسْمِ اللهِ يُبْرِيكَ مِنْ كُلِّ دَاءٍ يَشْفِيكَ مِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ وَمِنْ شَرِّ كُلِّ ذِي عَيْنٍ
“Allah’ın ismiyle. O seni iyileştirir. Her türlü hastalığa karşı, haset zaman hasetçinin şerrine karşı ve her nazar sahibinin şerrine karşı sana şifa versin.”5
Ebû Saîd el-Hudrî (ra)’ın rivâyeti ise şöyledir:
Cebrâil (as) Peygamber (sav)’e geldi ve: Yâ Muhammed! Bir şikâyetin mi var?” dedi. Efendimiz (sav) de “Evet” buyurdu. Cebrâil (as) şöyle dua etti:
بِسْمِ اللهِ اَرْقِيكَ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ يُؤْذِيكَ وَمِنْ شَرِّ كُلِّ نَفْسٍ اَوْ عَيْنٍ حَاسِدٍ اللهُ يَشْفِيكَ بِسْمِ اللهِ اَرْقِيكَ
“Allah’ın adıyla seni rahatsız eden her şeyden, her türlü nefsin veya kem gözün şerrinden seni Allah’a sığındırırım. Allah sana şifa versin. Allah’ın adıyla seni Allah’a sığındırırım.”6
Abdullah b. Âmir b. Rebîa, Sehl b. Huneyf’e nazar etmişti. Bunun üzerine Sehl rahatsızlanıp; şiddetli bir sarsıntı onu tuttu. Durum Resûlullah’a (sav) bildirilince Efendimiz (sav) yanına giderek şu duayı okumuş:
بِسْمِ اللهِ، اَللّٰهُمَّ أَذْهِبْ حَرَّهَا وَبَرْدَهَا وَوَصَبَهَا
“Allah’ın adıyla. Allah’ım! Nazarın verdiği harareti, soğukluğu ve rahatsızlığı gider.”7
Fahreddin Râzî, Tefsîru’l-Kebîr, c. 10, s. 618.
Kalem, 68/51-52.
Tirmizî, Sünen, Tıb, 17, hadis no: 2058.
Buhârî, Enbiyâ, 10.
Müslim, “Selâm”, 16 (39).
Müslim, “Selâm”, 16 (40).
Nesâî, es-Sünenü’l-Kübrâ, Kitâbü’t-Tıb, “el-Ayn” (Nazar) bölümü, hadis no: 10805, c. 9, s. 380.

