Muhtelif Meseleler

28.01.2011

5998

Nazarın Dinimizdeki Yeri ve Nazar Boncuğu Takmanın Hükmü

Nazar hak mıdır? Nazar, pozitif bilimlerle açıklanabilir mi? Nazar boncuğunun dinimizce hükmü nedir?

03.02.2011 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Nazar Nedir?

Sözlükte, "bakmak, görmek; düşünmek" anlamındaki nazar kelimesi Türkçe’de "beğenilen bir şeye kıskançlıkla bakmak ve zarar verecek şekilde onu etkilemek" manasında nazar etmek (göz değmek), Arapça’da ise isabetü’l-ayn şeklinde kullanılır. Nazar kavramı, daha çok kıskançlık duygusunun eşlik ettiği zarar verici etkiye sahip göz ve bakışla ilişkilendirilse de herhangi bir canlı yahut objeye yönelik hayranlık ve övgü sözleri de etkisi açısından nazar kapsamında görülmüştür.

Nazarın Tarihsel ve Bilimsel Açıklaması

Nazar, tarih boyunca sadece bir inanç olarak değil, fiziksel bir gerçeklik ve optik bir olgu olarak ele alınmıştır.1 Antik dönemde bu fenomenin temelinde "aktif göz" kavramı yatar.2 Özellikle Ekstramisyon (Dışa Salım) Teorisi, nazarın işleyişini açıklayan en baskın görüştür. Bu teoriye göre göz, sadece ışığı alan pasif bir organ değil güneş veya lamba gibi dışarıya ışınlar, atomlar veya enerji parçacıkları (eidola) yayan aktif bir organdır.3 Platon, Empedocles ve daha sonra Plutarch gibi düşünürler, gözden çıkan bu ışınların dış dünya ile etkileşime girdiğini savunmuştur.4 Nazar bu bağlamda, hasetle (kıskançlıkla) dolmuş bir ruhun, göz aracılığıyla bu negatif enerjiyi "zehirli oklar" veya "zararlı parçacıklar" şeklinde karşısındaki kişiye iletmesi olarak tanımlanır.5 Bu bakış açısı, nazarın etkisini fiziksel ve doğal bir süreç olarak görür. Öyle ki Aristoteles, âdet döneminde olan bir kadının bakışıyla aynanın yüzeyini fiziksel olarak kirletebileceğini savunarak bu enerjinin maddesel boyutuna dikkat çekmiştir. 6

Nazarın modern bilimsel platformda açıklanma çabaları ise biyofizik ve elektromanyetik etkileşimler üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu noktada en dikkat çekici yaklaşım, gözün sadece bir alıcı değil, aynı zamanda bir verici olduğu yönündeki Ekstramisyon (dışa salım) teorisinin modern versiyonudur.7 Bilimsel olarak, insan vücudunun ve özellikle beynin bir elektromanyetik alan ürettiği bilinmektedir.8 Bazı araştırmacılar, yoğun odaklanma ve duygusal yüklenme (şiddetli haset veya aşırı hayranlık gibi) anlarında, oküler (gözle ilgili) kanal aracılığıyla bu enerjinin belirli bir frekansta dışarıya yansıtılabileceğini ileri sürmektedir.9 Bu durum, "biyofoton" salınımı veya düşük frekanslı elektromanyetik dalgaların odaklanmasıyla açıklanmaya çalışılır.10 Eğer bu enerji, alıcının biyolojik sistemindeki hücresel dengeleri bozabilecek bir rezonansa sahipse, karşıdaki kişide yorgunluk, baş ağrısı veya fiziksel rahatsızlık gibi semptomlar baş gösterebilir. 11 Colin Ross'un yapmış olduğu bir deneyde, elektromanyetik olarak yalıtılmış bir ortamda ve yüksek empedanslı bir elektrot kullanılarak, insan gözünden yayılan sinyalin kısa mesafede tespit edilebildiği görülmüştür. Yapılan kayıtların sonuçları, gözlerden elektromanyetik bir sinyal yayıldığını ve bazı frekans aralıklarında bu sinyalin genliğinin kafatasından yayılan alandan daha yüksek olduğunu göstermektedir. 12

Tarihsel süreçte nazarın açıklanmasında kullanılan bir diğer önemli teori ise Hava Yoluyla Bulaşma (Contagion) Teorisidir. 13 Heliodorus gibi yazarların metinlerinde karşımıza çıkan bu görüşe göre, haset dolu bir kişinin yaydığı "acı nefes" veya "kötü niyetli pneuma", çevredeki havayı değiştirerek karşıdaki kişiye nüfuz eder.14 Modern perspektifte bu durum, "duygusal bulaşma" (emotional contagion) veya çevresel enerjinin (feromonlar ve biyomanyetik alanlar aracılığıyla) fiziksel sistemler üzerindeki etkisiyle paralellik gösterir.15

Sonuç olarak nazar; antik teorilerinden modern elektromanyetik spekülasyonlara kadar geniş bir yelpazede, insan bilincinin ve duygularının fiziksel dünya üzerindeki somut bir etkisi olarak rasyonalize edilmeye çalışılmıştır.

İslam İnancında Nazarın Yeri

Bazı kimselerin bakışlarıyla olumsuz etkiler meydana getirebildikleri dinen de kabul edilmektedir. Kur'an bu olaya şöyle açıklık getirir:

Doğrusu inkâr edenler Kur'ân'ı dinlediklerinde, nerede ise seni gözleriyle devireceklerdi ve (hasedlerinden): “Şübhesiz ki o, gerçekten bir mecnundur!” diyorlar. 16

Peygamber Efendimiz (sav) de nazarla ilgili bir çok hadis zikretmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:

Nazardan Allah’a sığının, çünkü nazar (göz değmesi) haktır. 17

Hazret-i Peygamber zamanında bir göz değmesi hadisesi olduğunda gözü değen kimseye abdest alması emredilirdi de o abdest alırdı. Sonra onun abdest suyu bir kapta toplanırdı. Göz değdirilen kimse de başı üzerine dökerek bu suyla yıkanırdı.18

Esma (bint-i Umeys) (radıyallahü anhâ)'dan rivâyet edildiğine göre kendisi: Ya Resulallah (Ebû Talibin oğlu) Cafer'in oğullarına cidden nazar değiyor. Ben onlar için şifâ dileğiyle okutturayım mı? demiş. Resûl-i Ekrem (sav): Evet. Çünkü kader ile yarışan bir şey olsaydı, nazar değme işi yarışıp onu geçerdi. 19

Bu ayet ve hadislerden de anlaşılacağı üzere nazar hak olup Peygamber Efendimiz (sav) nazar ve büyüden Allah'a sığınıştır.

Nazar Boncuğu Takmak Caiz midir?

Nazardan korunmak için nazar boncuğu takmak dinimizce haramdır. Bununla ilgili Halil Gönenç Hocaefendinin ve Diyanet İşleri'nin görüşleri ve fetvası aşağıdaki gibidir:

Nazar boncuğunu takmak kesinlikle haramdır. Câhiliye döneminden devam eden anlamsız bir âdettir. Peygamber (sav) şöyle buyuruyor: “Allah, nazar boncuğunu takan kimsenin işini tamamlamasın” 20

Dinimizde nihai etkiyi Allah’tan başkasına atfeden tutum, davranış ve inanışlar yasaklanmıştır. Bu sebeple nazar boncuğu ve benzeri şeylerin, bunlardan medet ummak amacıyla boyuna veya herhangi bir yere takılması caiz değildir. 21

Bununla ilgili Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisinde şöyle buyurur:

Kim bazı şeylerden korunmak için bir şey takınırsa o takındığı şeyin korumasına terk edilir.22

Nazardan Korunmak için Neler Yapılabilir?

Nazar hak olmakla birlikte nazar boncuğu ve benzeri şeyler kullanmak dinimizce uygun olmayıp haramdır. Peygamber Efendimiz (sav) nazar değmesine karşı İhlas ve muavvizeteyn (Felak, Nas) surelerini okuduğu; ashabına da bunları okumalarını tavsiye ettiği; bunlardan kurtulmak için ayrıca doğrudan Allah'a sığındığı rivayet edilmektedir. Bununla ilgili bazı hadisler şunlardır:

Peygamber (sav) vefat ettiği hastalığı sırasında Muavvizeteyn Sureleri'ni okuyup kendi üzerine nefes ederdi.23

Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), zevcesi Ümmü Seleme'nin evinde, yüzünde sarılık eseri bulunan bir kız çocuğu gördü de: "Bu kız çocuğuna rukye tedavisi yapınız! Çünkü bunda nazar değmesi vardır" buyurdu. 24

Bunlarla beraber Peygamber Efendimizin (sav) öğrettiği duaları da okumak nazara karşı etkili bir silahtır. Nitekim İbn-i Abbas (ra)’den rivayet edildiğine göre Sevgili Peygamberimiz (sav), gözü gibi sevdiği torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (ra) için şöyle dua ederdi:

أُعٖيذُكُمَا بِكَلِمَاتِ الٰلّهِ التَّامَّةِ مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ وَمِنْ كُلِّ عَيْنٍ لَامَّةٍ

Sizin ikinizi, bütün şeytanlardan ve zehirli hayvanlardan ve bütün kem gözlerden Allah’ın tam olan kelimelerine sığındırırım. 25

Sonuç olarak dinimizde nazar hak olmakla beraber nazar boncuğu gibi şeyler kullanmak dinimizde olmayan ve haram olan uygulamalardır. Böyle durumlarda İhlas, Muavvizeteyn (Felak, Nas) surelerini ve Peygamber Efendimizin (sav) öğrettiği duaları okuyup Rabbimize tevekkül edip sığınmalıyız.

Kaynakçalar
  1. Rakoczy, Böser Blick, 1996.

  2. Plutarch, Quaest. Conv. 5.7.

  3. Empedocles, Fragmanlar; Alcmaeon, Testimonia.

  4. Ross, Maloney’s Seven Points, 2010.

  5. Dickie, The Ancient Greek and Roman Tradition, 1991.

  6. Aristoteles, Insomn. 459b 27–32.

  7. Ross, Journal of Near-Death Studies, 2010.

  8. Becker & Selden, The Body Electric, 1985.

  9. Ross, The Electrophysiological Basis, 2010.

  10. Popp, Biophotonics, 2003.

  11. Ross, The Electrophysiological Basis, 2010.

  12. Ross, Hypothesis: The Electrophysiological Basis of Evil Eye Belief.

  13. Heliodorus, Aethiopica 3.7.3.

  14. Heliodorus, Aethiopica 3.7.3; Dickie, 1991.

  15. Hatfield et al., Emotional Contagion, 1994.

  16. Kalem, 68/51.

  17. İbn Mâce, Tıb, 32.

  18. Ebu Davud, Tıb, 29.

  19. İbn Mâce, Tıb, 33.

  20. Halil Gönenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar, Yasin Yay., İstanbul 2012, c.2, s. 259.

  21. Heyet, Fetvalar, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2018, s. 70.

  22. Tirmizi, Tıb, 24.

  23. Buharı, Tıb, 32.

  24. Buharı, Tıb, 35.

  25. Kaynaklarıyla Büyük Dua Mecmuası, Hayrât Neşriyat, s. 170.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız