Esbab-ı nuzül “Nüzûl sebepleri” anlamına gelmekte olup, Hz. Peygamber’in risâlet döneminde vuku bulan ve Kur’an’ın bir veya birkaç âyetinin yahut bir sûresinin inmesine yol açan olayı, durumu ya da soruyu ifade etmek üzere kullanılır. 1
Allah Teâlâ her şeyi bir sebebe bağlamıştır. Bu sebeplerin bazılarını biz görebilir ve anlayabilirken, bazılarını ise göremeyebilir veya izah edemeyebiliriz. Kur’ân-ı Kerîm’in âyetleri de bu açıdan iki kısma ayrılabilir. Birincisi, Kur’ân’ın ekseriyetini teşkil eden ve Cenâb-ı Hakk’ın doğrudan doğruya indirdiği, belirli bir sebebe bağlayamadığımız âyetlerdir. İkincisi ise, belirli bir sebebe bağlı olarak nâzil olan âyetlerdir.2
Buna göre Bakara 23, Yûnus 38, Hûd 13 ve Kasas 49. âyetler için özel bir sebeb-i nüzûl rivayeti bulunmamaktadır. Bununla birlikte, kaynaklarımızda İsrâ 88. âyet ile Tûr sûresinin 28-34. âyetleri arasında yer alan âyetler hakkında sebeb-i nüzûl rivayetlerine yer verilmektedir.
İsra 88 Sebeb-i Nuzulü:
İbn İshak ve İbn Cerîr, Saîd ve İkrime kanalıyla İbn Abbas’tan nakleder:
Yahudilerden Sellâm b. Mişkem, Resûlullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi. “Sen bizim kıblemizi terk etmişken biz sana nasıl tâbi olalım? Hem senin getirdiğinin Tevrat ile uyumlu olmadığını görüyoruz. Bize okuyacağımız ve tanıyacağımız bir kitap getir. Değilse şu getirmiş olduğun kitap gibisini biz sana getiririz.” dedi. Bunun üzerine Allah, “De ki: Andolsun, bu Kur’an’ın bir benzerini ortaya koymak üzere ins ü cin bir araya gelseler, birbirlerine destek de olsalar, onun benzerini ortaya getiremezler.” âyetini indirdi. 3
Tur 29-34 Sebeb-i Nuzulü:
Bir rivayete göre Kureyşliler, Hz. Peygamber’in İslâm’a davetine karşı nasıl mücadele edeceklerini görüşmek ve kendi gayrimeşru menfaatleri açısından büyük bir tehlike olarak gördükleri bu davete karşı bir çözüm bulmak amacıyla Dârünnedve’de toplandılar.
Abdüddâr kabilesinden bir adam şöyle dedi:
“Onun ölmesini beklemeliyiz. Çünkü o, her hâlükârda bir şairdir. Züheyr, Nâbiğa ve A‘şâ’nın öldüğü ve izlerinin silindiği gibi, Muhammed’in de ölümüyle onun etkisi ortadan kalkacaktır.”
Bunu söyledikten sonra dağıldılar. Bunun üzerine Tur suresinin mezkur âyetleri nâzil oldu ve onların bu sözlerine cevap verdi.4
Muhsin Demirci, “Esbâb-ı Nüzûl.” TDV İslâm Ansiklopedisi. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi, 1995, c.11, s. 360-362.
İsmail Cerrahoğlu, Tefsir Usulü, Ankara Üniveristesi Yay., Ankara 1971, s. 111.
Suyuti, Esbab-ı Nuzül, Semaeerkand Yayınları, İstanbul 2016, 338.
Kurtubî, Muhammed b. Ahmed, el-Câmi‘ li-Ahkâmi’l-Kur’ân, c.9, s. 6242.

