Soru

Kudret Verilebilir mi

Kudret verile bilir mi? Allah isterse kendi kudreti olan bir varlık yaratabilir mi? Kendisinden bağımsız. Biz bu aleme bakarak kudret tek birinden geliyor diyoruz. Fakat başka alemlerde Kudret verilebiliyorsa. Peki ilim nasıl verilebiliyor? İlim de verilememeli. 

Tarih: 8.09.2022 04:40:00
Okunma: 259

Cevap

Allah dışında sonsuz kudret sahibi olan bir varlığın var olması mümkün değildir. Muhal yani imkansızdır. Allah’ın kudret ve irade sıfatları ise ancak mümkün olan şeylere tecelli etmektedir.[1] Dolayısıyla Allah’ın, var olması imkân dairesinde olmayan bir şeyi irade edip etmemesi veya bunu yaratmaya kadir olup olmaması sorulamaz. Sorulduğu takdirde bu mantık kuralları içerisinde bir sual olmayıp, ancak bir safsata olur. Bu bir evladın babasından kaç yaş büyük olduğunu sormak gibi tuhaf bir sorudur. Bir evladın babasından daha büyük olması imkân dairesinde midir?

Allah’ın kudret sıfatı zatîdir. Yani başkası tarafından kendisine verilmiş olmayıp, tamamen kendindendir. Eğer bir sıfat zatî ise o sıfatın zıttı olan bir sıfat zatına giremez. Çünkü mantıken iki zıt bir arada bulunamaz.[2] Örneğin bir şey hem çok soğuk hem de çok sıcak olamaz. Bir oda hem zifiri karanlık hem de aydınlık olamaz. Bir yer hem çok uzak hem de çok yakın olamaz. Bu misallerde olduğu gibi Allah’ın hem sonsuz kudret sahibi hem de aciz olması da mümkün değildir. Kudretin artması, eksilmesi veya mertebelerinin olması söz konusu olamaz. Bir şey kudretine kolay gelip başka bir şey zor gelemez. Onun kudretine bir sineği yaratmak daha kolay, galaksileri yaratmak daha zor değildir. Büyük veya küçük; ağır veya hafif O’nun için eşittir. Ancak kullar için bu böyle değildir. Çünkü kudret kullarda zatî değil, arizîdir. Allah tarafından insanlara sonradan verilmiştir. Yani sınırlı, kayıtlı ve geçicidir. Hakiki değil mecazidir. Örneğin insan gençken kudret sahibi, yaşlı iken acizdir. Sağlıklı iken kuvvetli, hasta veya yorgun iken kuvvetsizdir. Bazı konularda ilim sahibi iken bazı konularda cahildir. Hayat sahibidir ama bu hayat geçici, kısa ve ölümlüdür.

Allah’ın kendisi gibi sınırsız kudrete sahip bir varlık yaratmış olduğu düşüncesi yukarıda izah edilen “cem-i zıddeyn muhaldir” kaidesine göre mantıksız bir düşüncedir. Çünkü hangi ilahın hükmü uygulanırsa biri diğerine galip gelmiş olacak ve diğeri için bir acizlik ortaya çıkacaktır. Halbuki iki zıt bir arada bulunamaz, hem sonsuz kudret sahibi hem de aciz olunamaz demiştik. Örneğin bir okulda iki müdürün olduğunu varsayalım. Okul sınıflarında yapılacak bir düzen noktasında farklı zevk ve haz sahibi olan iki müdürden hangisinin fikri kabul edilse bu diğeri için kudret ve iradesinde bir zayıflık, eksiklik netice verecektir. Hangisinin hükmü galip gelirse diğerinde acizlik, güçsüzlük ortaya çıkacaktır. Aynen bunun gibi sonsuz kudrete sahip iki veya daha fazla ilahın bulunması zayıflığı beraberinde getirecektir. Peki sonsuz kudret sahibi olup beraberinde aciz olmak nasıl mümkün olabilir? İşte sorunun yanlışlığı ve çelişkisi bu noktada ortaya çıkmaktadır.

Allah’ın, Allah olabilmesi için ilahlık vasıflarına sahip olabilmesi gerekir. Buna göre Allah’ın, kendi gibi sonsuz kudret yetkilerine sahip birisini yaratması, İlahlık vasıflarına da uygun değildir. Zira İlahlığın en büyük özelliği birliğidir. O’nun isim, sıfat ve fiillerinde eşi, benzeri ve ortağı yoktur.[3] Kâinatta görünen harika düzen, intizam ve sanat bunun en büyük delilidir. Zira sonsuz kudret sahibi iki varlığın bulunması intizam ve düzeni muhal kılacaktır.[4] Faraza bir ülkede aynı yetkilere sahip iki padişah olduğunu düşünelim. Bu padişahlar birbirinden farklı kararlar alıyor, birbirinden bağımsız sistemler geliştiriyor, birbirine zıt kanunlar koyuyor olsalar bu ülkede bir istikrar olabilir mi? Bu ülkede konulan kanunlar sağlıklı işleyebilir mi? Bu ülke bir ilerleme kaydedebilir, düzeni sağlanabilir mi? Hiç şüphe yok ki ülkenin her yerinde ciddi problemler çıkacak, yasama yürütme ve yönetiminde büyük boşluklar oluşacak, savaş ve kaoslar birbiri ardına patlak verecektir. Dünya üzerinde küçük bir ülke için bu durum böyle iken bir ucundan bir ucu 93 milyar ışık yılı olan ve içerisinde 25 milyar galaksi grubuna ve 1o sextilyon yıldıza ev sahipliği yapan bir evrende nasıl bir kaos ve düzensizliğin meydana geleceğini hayal etmek dahi mümkün değildir. Bu arada bir ışık dakikasının 18 milyon kilometre olduğunu, milyar ifadesinin sayının yanına gelecek 9 sıfıra, sextilyon ifadesinin ise 21 sıfıra işaret ettiğini söylemekte fayda olacaktır!

Bu gibi mantık dahilinde olmayan vesvese ve kuruntuların asıl sebebi doğru kıyas yapamamaktan kaynaklanmaktadır. Biz kulların sıfatları sonradan verildiği (arîzî) için ve sınırlı, geçici, değişken olduğu için sınırsız sıfatlara sahip bir varlığı algılayamıyoruz. Allah’ın sıfatlarını da kendimizdeki sıfatlar gibi tevehhüm edebiliyoruz. Halbuki O ilah, bizler ise onun yarattığı aciz kullarız. Bütün sıfatlarımız onun bize ikramı, ihsanı, lütfudur. Bu sıfatlar vahid-i kıyas (karşılaştırma aracı) yaparak O’nun sıfatlarını tanımamız, anlamamız ve sevmemiz gibi hikmetler doğrultusunda bizlere numune olarak verilmiştir. İnsan kendisinde bulunan mecazi kudret ile Rabbisinin hakiki, sonsuz, tükenmez kudretini bir nebze de olsa kıyaslar, aradaki büyük farkı düşünür, hayretler içerisinde imanını tazeler. Örneğin bir kimse uzunca bir mesai; büyük uğraş ve yorgunluklarla yaptığı bir eve bakar, sonra kâinat sarayına bakar. Kendine verilmiş cüzi kudret, ilim, hikmet ile Allah’ın sonsuz kudret, ilim ve hikmetini kıyas eder.[5] Doğru olan ve kişiyi bu gibi çelişkili sorulardan koruyacak kıyas budur.

Daha detaylı malumat için lütfen bakınız;

https://risale.online/soru-cevap/kudret-zatin-lazimidir

https://risale.online/soru-cevap/kudretin-yaratmasindaki-kolaylik

https://risale.online/soru-cevap/sonsuz-kudret-sonsuz-ilim

 

[1] Ebu's Salâh Zâde Ebû Azabe, Netâicu Efkarî's Sikât fî mâ li's-Sıfâti mine't Taallukât, Daru'z Zehâir, 1445, s.43.

[2] Said Nursi, Sözler, s.205.

[3] Şura,42/11; Ayrıca bkz; Said Nursi, Asay-ı Musa, s.202.

[4] Enbiya, 21/22.

[5] Nursi, Tılsımlar, s.21.


Yorum Yap

Yorumlar