Namaz kıldıracak kişinin, imâmet ehliyetine sahip olması gerekir. Kur’ân okuyamayan, namazın nasıl kılınacağını bilmeyen ve akıl sağlığı yerinde olmayan kişi ile erginlik çağına ulaşmamış çocuğun namaz kıldırması caiz değildir.
Haramı helal, helali haram saymadıkça büyük günah işlemiş de olsa Müslüman bir kişi, namaz kıldırabilir; arkasında kılınan namaz da sahihtir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) bu konuda şöyle buyurmuştur:
İyi ve kötü (muttaki ve günahkâr) her Müslüman’ın arkasında namaz kılınız.1
Hadiste bir ilke ortaya konulmaktadır; o da, mümin olan ve namaz kıldırabilecek asgari bilgiye sahip olan bir kimsenin namaz kıldırabileceğidir.2
Bütün bunlarla beraber imamın günah işlemekten sakınan, cemaat tarafından sevilen, güzel ahlaklı bir kimse olması tercih edilir. Bu vasıflara sahip birisi varken, fasık yani açıkça büyük günah işleyen veya küçük günahta ısrar eden kişinin imam olması Hanefî, Şâfiî ve Mâlikî mezheplerine göre mekruhtur. 3
Ayrıca şunu ifade etmek isteriz ki bir kimsenin devlet memuru olması da sakıncalı bir durum değildir. Bunun için bakınız:
Dârekutnî, es-Sünen, 2/404 [1768]; bk. Ebû Dâvûd, Salât, 64 [594]; Cihâd, 34 [2533]
Serahsî, Şerhu siyeri’l-kebîr, 1/156-157; İbn Nüceym, el-Bahr, 1/370
İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 1/350; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/560; Haraşî, Şerhu Muhtasar, 2/23

