Muhtelif Meseleler

14.11.2025

589

Delâ'ilü'l-Hayrât'ın Faziletleri

Risale-i Nur talebelerinin Delail'ül Hayrat okumasında, vird edinmesinde sakınca var mıdır? Bu mecmuanın içeriği ve fazileti hakkında bilgi verir misiniz?

18.11.2025 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Delâil-i Hayrât, en meşhur, en muteber ve en faziletli salavâtların toplandığı bir kitaptır.Türkler arasında daha çok Delâʾil-i Şerîf, Delâʾil-i Hayrât ve Delâʾil diye bilinen risâlenin tam adı "Delâʾilü’l-ḫayrât ve şevâriḳu’l-envâr fî ẕikri’ṣ-ṣalât ʿale’n-nebiyyi’l-muḫtâr’dır. 1400’lü yıllarda yaşamış olan Şâzelî şeyhlerinden Süleyman Cezûlî Hazretleri tarafından, meşhur salavâtlar toplanarak yazılmıştır.

Şâzeliyye tarikatının Cezûliyye kolunun kurucusu olan Şeyh Cezûlî’nin bu risâlesi müridleri arasında bir tarikat evrâdı olarak çok okunmuş ve dolayısıyla çok sayıda istinsah edilmiştir. Delâʾil’i sadece Cezûliyye veya Şâzeliyye mensupları değil diğer tarikat mensupları, hatta bir tarikata bağlı olmayan müslümanlar dahi faziletine inanarak düzenli bir biçimde okumuşlardır.

Önsözünde, salavatı belli zamanlarda düzenli bir şekilde okuyanların çok sevap kazanacakları, Sevgili Peygamberimizin (sav) şefaatine nâil olacakları, günahlarının affedileceği, kötü huyları terkedip iyi huylar edinecekleri, maddî ihtiyaçlarının karşılanacağı ve dünya işlerinin düzeleceği belirtilmiştir. 1

Fazilet cihetiyle zaten salavat okumak çok ehemmiyetlidir. Nitekim Rabbimiz Kur'ân'da şöyle buyurmuştur:

Muhakkak ki Allah ve melekleri, o peygambere salât ederler. Ey îmân edenler! (Siz de) ona salât edin ve (ona) teslîmiyetle selâm verin!2   

Bir hadis-i şerifte ise Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır:

Kim bana bir salât ederse, Allah ona on salât eder ve kendisinden on hata silinir.3 

Delâilü'l Hayrât eserinin yazılmasına sebep olan kişi bu zatın hanımıdır. Bu kitabın yazılış sebebi olarak şöyle bir olay anlatılır:

Muhammed el-Cezulî bir gece yatağında uyurken, gece yarısı karısının kalktığını ve dış elbiselerini giydiğini ve odadan çıktığını görür. Bu halden şüphelenir ve öfkelenir. Karısı evden dışarı çıkınca, hemen o da kalkıp giyinir ve dışarı çıkar. Dışarıda gördüğü manzaradan dehşete kapılır. Karısının önünde bir aslan, arkasında bir aslan muhafız gibi yürümektedir. Kadın deniz kenarına iner, daha sonra su üzerinde yürüyerek yakındaki bir adaya gider. Orada uzun müddet ibadetle meşgul olur. Sonra yine aslanların koruyuculuğunda geri döner. Tabii bu durumları gören Cezulî ondan önce gelip yatağına yatmıştır.

Muhammed Cezulî üç gün karısını takip eder, üçünde de aynı hali görür. Sonraki gün karısı yataktan kalktığında elinden yakalar ve “Nereye gidiyorsun?” der. Kadıncağız tebessüm eder. Kocasının durumdan haberdar olduğunu anlar ve “Ben senelerdir bu haldeyim, yeni mi fark ettiniz?” der. 

Muhammed Cezulî “Bu hale nasıl eriştin?” diye sorar. Karısı da “Benim peygamberimize okuduğum bir salâvat-ı şerife vardır. Bu salâvatı çok okumamın neticesinde Allah bu hali bana ihsan etti” der. Muhammed Cezulî “Öyleyse bu salâvatı bana da öğretiniz, ben de bu hallere mazhar olayım” der. Hanımı “Maalesef bunu size öğretmeme manen müsaade edilmiyor. Fakat siz peygamberimize okunan salâvat-ı şerifeleri toplayınız. Eğer içinde benim okuduğum salâvat var ise “var” derim” demiş.

Bunun üzerine Muhammed Cezulî, Peygamberimize âlimlerden, evliyalardan kim nasıl bir salât-ü selam okumuşsa onları toplamaya başlamış. Kitap tamam olduğunda karısına takdim etmiş. Karısı kitabı okuduktan sonra kendi okuduğu salâvatın kitapta olduğunu söylemiş. Bunun üzerine Muhammed Cezulî, bu kitabı kendine vird edinerek onu çokça okumaya başlamış ve çok yüksek manevi makamlara ermiş.

Kitap sayesinde meşhur olan Muhammed Cezulî’ye pek çok kimse mürid olmuş ve onun sayesinde onlar da yüksek makamlara ermişler.4

Hazret-i Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri'nin bizzat kendisinin, Delâ'ilü'l-Hayrât'ın özünden ve ek bazı dualardan oluşan ve "Delâilü'n-Nur" adını verdiği bir metni hem kendisine özel bir vird edindiği hem de talebelerine tavsiye ettiği bilinmektedir.

Delâ'ilü'l-Hayrât aslen salavât mecmuası olduğundan, Risale-i Nur talebelerinin bu büyük salavât metnini (veya Üstad'ın tanzim ettiği Delâilü'n-Nur'u) vird edinmeleri, rahmet kapısını çalmanın ve Peygamber Efendimiz'e (asm) olan bağlılığı pekiştirmenin faziletli bir yolu olarak görülmektedir.

Kaynakçalar
  1. Süleyman Uludağ, TDV Ansiklopedisi, Diyanet Vakfı Yayınları, İstanbul 1994, c.9, s. 113

  2. Ahzâb, 33/56

  3. Müsned-i Ahmed bin Hanbel, c. 3, s. 102

  4. İdris Tüzün, Tesettür, Hayrat Neşriyat, Isparta 2020, s.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız