Müminlerin boyunlarına taktıkları Kur'an ayetleri, cevşen veya makbul dualarla ilgili bazı hususlar önemlidir. Öncelikle bu ayetlerin ve duaların asıl amacının yaşantıya dökülmek ve okunmak olduğu unutulmamalıdır. Boyuna takılacak içeriğin; şifanın ve korumanın kaynağı değil, vesilesi olduğu unutulmamalıdır. Aksi takdirde Allah'tan başka bir kudrete veya şifa kaynağına yönelik bir inanç, şirk olacaktır.1 Ayrıca duaların güvenilir kaynaklardan alınması ve içeriğinin doğru olması, ayetlerin doğru şekilde yazıldığından emin olunması ve temiz olmayan ortamlarda (tuvalet vb.) kullanılacaksa korunaklı olması gibi hususlara dikkat edilmelidir.
Abdullah b. Amr b. el-Âs'ın, çocukların boynuna dua asmasıyla ilgili rivayet, meselemiz açısından önemlidir:
Resulullah (s.a.v.) uykuda korkanlar için şu duayı öğretirdi: "Allah'ın tam kelimelerine; O'nun gazabından, azabından, kullarının şerrinden, şeytanların kışkırtmalarından ve yanımda hazır bulunmalarından sığınırım." Sahabeden Abdullah b. Amr, bu duayı aklı eren çocuklarına öğretir, henüz ezberleyemeyen küçük çocukları için ise bir kâğıda yazıp boyunlarına asardı.2
Birçok itibarlı âlim, "Meşru/helâl olan ve Allah'a iltica (sığınma) içeren duaların, özellikle de sünnette yer alanların yapılmasının dinen hoş karşılanan fiillerden" olduğunu ifade etmektedir.3
Özetle yukarıdaki hususların dikkate alınması durumunda, Celcelutiye duasını üzerinde taşımaya fıkhî bir engel görülmemektedir.
Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3687.
Ebû Dâvûd, Tıb, 19, 3893; Tirmizî, Daavât, 94, 3528; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 6696.
İbn Hacer el-Askalânî, Fethu’l-bârî şerhu Sahîhi’l-Buhârî, thk. Muhammed Fuâd Abdülbâkî - Muhibbüddîn el-Hatîb (Beyrut: Dâru’l-Ma‘rife, 1959), 10/197.

