RİSALE-İ NUR

08.04.2026

0

Esir Maddesi ile Süpersicim Teorisi Aynı Şey midir?

Risale-i Nur'da geçen esir maddesi ve Süpersicim teorisi hakkında bilgi verebilir misiniz?

10.04.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Bediüzzaman Hazretleri esir maddesi hakkında şöyle demektedir:

Fennen ve hikmeten sâbittir ki, bu haddi yok fezâ-yı âlem, nihâyetsiz bir boşluk değildir, belki "esîr" dedikleri bir madde ile doludur.1

Fennen ve aklen, belki müşâhedeten sâbittir ki, ecrâm-ı ulviyenin câzibe ve dâfia gibi kanunlarının râbıtası; ve ziyâ ve harâret ve elektrik gibi maddelerdeki kuvvetlerin nâşiri ve nâkili, o fezâyı dolduran bir madde mevcûddur.2

Fen ilimleri, uzayın tamamıyla boş bir alan olmadığını, aksine çeşitli alanlar ve enerji dokularıyla dolu olduğunu ortaya koymuştur. Bediüzzaman Hazretlerinin “esîr” olarak isimlendirdiği bu madde, bugün farklı kavramlarla ifade edilse de, evrenin içinde etkilerin taşındığı bir ortam bulunduğu inkâr edilemez bir hakikattir. Bu yönüyle semâ, suyla dolu bir denize benzer, zira deniz nasıl yalnızca boş bir çukur değilse, semâ da yalnızca bir hiçlik değildir.

Bilim dünyası da uzayın mutlak bir boşluk olmadığını, çeşitli alanlar ve kuantum seviyesinde hareketli bir yapı barındırdığını kabul etmektedir. Ancak bunu “esîr maddesi” şeklinde isimlendirmemektedir. Modern fizikte bu durum daha ziyade “alan” (field) ve “kuantum vakumu” (quantum vacuum) gibi kavramlarla ifade edilmektedir. Yani uzay, tamamen boş ve etkisiz bir hiçlik değil; görünmeyen fakat tesirleri bulunan aktif bir zemin olarak ele alınmaktadır.

Aynı metnin devamında Bedîüzzaman Hazretleri özetle şu tespitlerde bulunur: Maddenin bölünemeyen en küçük yapı taşlarının esir maddesi olduğunu, uzay denen hadsiz geniş sahanın aslında boşluk olmayıp "esir denizi" ile dolu olduğunu, suyun katı-sıvı-gaz şeklinde üç hali bulunduğu gibi, esirin de yedi farklı hali olup yedi semanın esirin bu farklı yedi oluşumu ile meydana geldiğini söylemektedir.3

Süpersicim Teorisi

String Theory (süpersicim teorisi), en basit ifadeyle evrendeki en küçük yapı taşlarının nokta şeklinde parçacıklar değil, son derece küçük ve titreşen “sicimler” olduğunu ileri süren bir fizik modelidir. Bu teoriye göre elektron, kuark gibi farklı parçacıklar aslında ayrı ayrı şeyler değildir. Hepsi aynı temel yapının, yani sicimlerin farklı titreşim biçimlerinden ibarettir. Nasıl ki bir müzik âletinde tel farklı şekillerde titreşince farklı sesler ortaya çıkıyorsa, bu sicimler de farklı titreşince farklı parçacıklar meydana gelir. Bu yaklaşım, evrende gördüğümüz çeşitliliğin aslında tek bir temel yapıdan çıktığını savunmaktadır.

Bu teorinin ortaya koyduğu en önemli fikirlerden biri, maddenin aslında sandığımız gibi katı ve bağımsız bir gerçeklik olmadığı, daha derinde titreşen ve sürekli hareket halinde olan bir yapıya dayandığıdır. Ayrıca bu teori, bizim üç boyutlu olarak algıladığımız evrenin ötesinde farklı boyutların da var olabileceğini ileri sürmektedir. Ancak burada önemli bir noktayı unutmamak gerekir: Süpersicim teorisi henüz deneysel olarak kesin şekilde ispatlanmış bir teori değildir. Daha çok fizikçilerin evreni açıklamak için geliştirdiği güçlü ama teorik bir modeldir.4

Risale-i Nur açısından baktığımızda ise “süpersicim” kavramı veya bu teori açık bir şekilde yer almaz. Çünkü bu teori bu ismiyle, Bediüzzaman Hazretleri yaşadığı dönemden sonra geliştirilmiştir. Ancak Risale-i Nur’da geçen “esîr maddesi” kavramı ile süpersicim teorisi arasında mana bakımından bazı benzerlikler kurulabilir. Risale’de esîr, maddeden daha latif, yani daha ince bir varlık tabakası olarak anlatılır ve kâinatta olup biten hadiselerin gerçekleşmesine bir zemin, bir vasıta gibi tasvir edilir. Bu yönüyle esîr, gözle görülmeyen fakat varlığı etkileriyle hissedilen bir yapı olarak değerlendirilebilir.

Süpersicim teorisi de benzer şekilde, gözle görülmeyen ama bütün maddî varlığın temelini oluşturan çok ince bir yapıdan bahseder. Bu açıdan bakıldığında her iki yaklaşım da bize şunu düşündürmektedir: Gördüğümüz maddi âlem, işin en son ve en kaba tabakasıdır. Onun altında daha ince, daha derin bir yapı bulunmaktadır. Ancak burada çok önemli bir fark vardır. Süpersicim teorisi bu yapının sadece nasıl işlediğini anlamaya çalışırken, Risale-i Nur bu yapının arkasındaki İlâhî kudreti ve hikmeti nazara vermektedir.

Sonuç olarak, esîr maddesi ile süpersicim teorisini birebir aynı şeyler gibi görmek doğru değildir. Risale’de geçen esîr, modern bilimdeki bazı kavramların karşılığı olabilir fakat esîr maddesi daha çok kâinattaki ince ve görünmeyen düzeni ifade etmek için Bediüzzaman Hazretlerinin kullandığı bir kavramdır. Süpersicim teorisi ise bu düzenin fiziksel yapısını açıklamaya çalışan modern bir yaklaşımdır. Netice itibarıyla kâinat yüzeyde görüldüğünden çok daha derin, çok daha ince ve hikmetli bir yapıya sahiptir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Lemalar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, s. 68.

  2. Bediüzzaman Said Nursi, Lemalar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, s. 68.

  3. Bediüzzaman Said Nursi, Lemalar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, s. 69.

  4. https://e-dergi.tubitak.gov.tr/edergi/yazi.pdf?dergiKodu=4&cilt=21&sayi=251&sayfa=26&yaziid=4774


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız