Muhtelif Meseleler

01.04.2026

9

Deizm ve Ateizmin Yayılmasının Gerçek Sebebi Nedir?

Bilgiye erişimin en kolay olduğu bu çağda deizm ve ateizmin hızla yayılması, dinlerin sorulara verdiği cevapların artık yetersiz kalmasından mı, yoksa modern insanın “nefsine” yenik düşmesinden mi kaynaklanıyor?

11.04.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Deizm ve ateizm gibi inançsızlığın yayılması, dinin hakikatlerinin yetersiz olmasından değil; insandaki kalp, akıl ve nefs dengesinin bozulmasından kaynaklanmaktadır. İnsandaki akıl, hakikati aramak ve delili görmek için verilmiştir. Kalb, îman, teslimiyet, muhabbet ve vicdan merkezidir. Nefs ise arzu, heves, menfaat ve rahat isteme tarafıdır.

Fakat bu üçü arasındaki denge bozulursa:

1. Akıl, kalbden kopar; bilgi artar fakat hikmet artmaz.
2. Kalb, hakikatten uzaklaşır; insan doğruyu duysa da tesiri olmaz.
3. Nefs öne geçer; kişi delil arıyor gibi görünse de aslında sorumluluktan kaçmak ister.

Bunun neticesinde insanın bilmesi başka, benimsemesi başka, yaşaması daha başka olur. Hakikat akla gelir; fakat kalbe inmez, nefsi de ona boyun eğmez.

Bu sebeple mesele yalnız bilgi eksikliği değildir; aklın iknâsı, kalbin tatmini ve nefsin terbiyesi birlikte lâzımdır.

Günümüzde akıl, kalp ve nefis arasındaki dengenin bozulmasına sebep olan birçok husus vardır. Bunların bazısı şunlardır:

1. Şüphenin sistemli şekilde yayılması: Eskiden tek bir şahısta olan tereddütler, bu zamanda eğitim, medya, kültür ve sosyal çevre yoluyla topluma yayılır hâle geliyor.
2. Gafletin hayat tarzı hâline gelmesi: İnsan, ölüm, âhiret, hesap ve kulluk hakikatlerinden uzaklaştırılıyor; dünya meşgalesi her şeyi kaplıyor.
3. Nefsin sürekli beslenmesi: Haz, hız, rahat, tüketim ve serbestiyet arzusu öne çıkarılıyor. Böylece insan, hakikate göre yaşamak yerine keyfine göre bir dünya kurmak istiyor.
4. Kalb ve ruhun ihmal edilmesi: Bilgi artıyor; fakat ibadet, tefekkür, zikir, dua ve mânevî terbiye zayıflıyor.

Bu ve benzeri birçok sebepten dolayı insan; hakikate erişse dahi onu hazmedip onunla amel edemiyor hâle gelmektedir. Ayrıca bilgiye erişimin kolaylaşması, hakikate ulaşmanın da kolaylaştığı mânâsına gelmez. Çünkü mesele yalnız bilgi meselesi değildir; niyet, teslimiyet ve hakikati yaşama arzusu da bu noktada tesirlidir. İnsan bazen delil bulamadığı için değil, sorumluluktan kaçmak istediği için inkâra meyleder. Bazen de çok sayıda dağınık bilgi içinde hakikati seçemez, şüpheyi ilim zanneder.

Netice olarak; dinsizliğin artışı, dinin cevap verememesinden değil; iman dersinin zayıflamasından, modern şüphelerin sistemli yayılmasından ve nefs-i emmârenin bu zeminden istifade etmesinden kaynaklanmaktadır.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız