RİSALE-İ NUR

17.03.2026

42

Nur Talebeleri Risale-i Nur’u Diğer İslâmî Eserlerden Üstün mü Görür?

Nurcular genelde bu asrın kurtarıcı kitabının Risale-i Nur olduğu, ancak bu eserle insanlığın hidayete ereceği ve Risale-i Nur'un koca İslam literatüründen üstün olduğu yönünde bir algıya sahiptir. Bunun dayanağı nedir? Bediüzzaman Hazretlerinin Risaleler hakkındaki övgü içeren sözlerine yanlış mana mı veriliyor?

20.04.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Nur Talebelerinin geneline yönelik olan bu iddia doğru değildir. Bediüzzaman Hazretleri İslamiyet'in şahısların değil, kurumların bile tekelinde olamayacağını şu şekilde ifade etmektedir:

Hak ve hakîkat inhisâr altına alınmaz. Îmân ve Kur’ân, nasıl inhisâr altına alınabilir?1

Diğer İslam âlimleri ve İslami eserler hakkında Bediüzzaman Hazretlerine yöneltilen soru ve cevabı aşağıdadır:

Diyorlar: Saîd yanında başka kitapları bulundurmuyor. Demek onları beğenmiyor. Ve İmâm-ı Gazâlî’yi de tam beğenmiyor ki, eserlerini yanına getirmiyor. İşte bu acîb, ma‘nâsız sözlerle bulantı veriyorlar. Bu nevi‘ hileleri yapan, perde altında ehl-i zındıkadır; fakat sâfdil hocaları ve bazı sofîleri vâsıta yapıyorlar.
Buna karşı deriz ki: Hâşâ, yüz def‘a hâşâ! Risâle-i Nûr şâkirdleri Huccetü’l-İslâm İmâm-ı Gazâlî ve beni Hazret-i Alî ile bağlayan yegâne üstâdımı beğenmemek değil, belki bütün kuvvetleriyle onların ta‘kîb ettiği mesleği ehl-i dalâletin hücûmundan kurtarmak ve muhâfaza etmektir.
Hem Risâle-i Nûr şâkirdlerinin yüz mislinden ziyâde zâtlar, o kitaplarla meşguldürler ve o vazîfeyi yapıyorlar. Biz de o vazîfeyi onlara bırakmışız. Yoksa hâşâ ve kellâ, o kudsî üstâdlarımızın mübârek eserlerini rûh u cânımız kadar severiz. Fakat her birimizin birer kafası, birer eli, birer dili var. Karşımızda da binler mütecâviz var. Vaktimiz dar. En son silâh, mitralyoz gibi Risâle-i Nûr burhânlarını gördüğümüzden, mecbûriyetle ona sarılıp iktifâ ediyoruz.2

Yine başka bir eserinde İslam dünyasında birlik, beraberlik ve samimiyet için uyulması gereken dokuz emri sıralarken üçüncü sırada şu ifadelere yer vermektedir:

Haklı her meslek sâhibinin (başkasının mesleğine ilişmemek cihetinde) hakkı: "Mesleğim haktır" yâhûd "Daha güzeldir" diyebilir. Yoksa başkasının mesleğinin haksızlığını veya çirkinliğini îmâ eden, "Hak yalnız benim mesleğimdir" veyâhûd "Güzel, benim meşrebimdir" diyemez, olan insaf düstûrunu rehber etmek.3

İslam birliğine yönelik söylemleri o kadar fazladır ki, bu söylemler kendisine şöyle bir sorunun sorulmasına neden olmuştur:

Dâimâ ittihâd-ı İslâmdan bahsedersin. Sen bize ta‘rîf et.4

Bediüzzaman Hazretleri, kendi talebelerinin diğer İslam âlimlerine yönelik övgülerini içeren mektuplarını pek çok yerde Risale-i Nur külliyatına dâhil etmiştir. Talebelerinden Mustafa Ertuğrul Ağabey'in bir mektubundan alınan aşağıdaki paragraf, örnek olması açısından önem arz etmektedir:

Her türlü işkence ve sıkıntılara ve her türlü zahmetlere ve her türlü meşakkatlere tahammül ederek dünya yüzünü ve kalplerimizi dahi kaplayan bütün dalâlet ateşini söndürmek ve her zî-şuûru dâr-ı saâdete vâsıl etmek emeliyle bütün hayatını sefâletle geçirip canını dahi fedâ etmekte olan Üstâdımıza, Cenâb-ı Zülcelâl Hazretleri hıfz-ı inâyet ile Hazret-i Resûlullâh Efendimizin himâye ve himmetleri; ve diğer Üstâdlarımız İmâm-ı Gazâlî ve İmâm-ı Rabbânî ve Şâh-ı Geylânî gibi aktâbların himmet ve yardımlarıyla bu kudsî vazîfenizi bihakkın îfâ ve intişâr ettirmektesiniz. Cenâb-ı Erhamü’r-râhimîn siz Üstâdımıza tûl-ü ömürler ve vücûd-u pâkinize âfiyetler versin. Âmîn.5

Özetle Risale-i Nur, bu asırda insanların imanına çok büyük hizmet etmektedir. Ehl-i sünnet itikadına sahip her topluluğu hak olarak görmektedir. Bununla beraber ehl-i sünnet olan topluluklarla kardeşlik, birlik ve beraberliğin kurulmasının öncelikli hedeflerden biri olduğunu ifade etmektedir. Dolayısıyla "tek kurtuluş yolu Risale-i Nur'dur" veya "Risale-i Nur İslami birikimden üstündür" şeklindeki bir çıkarım, Risale-i Nur'un kendisi veya talebeleriyle bağdaşmamaktadır.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 61,

  2. Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 233,

  3. Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 159,

  4. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 417,

  5. Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2019, c. 1, s. 461,


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız