Annelerin şefkati, dünyadaki en güçlü, en fedakâr duygulardan bir tanesidir. Anneler, evladı için uykusundan vazgeçer, rahatını terk eder, hatta gerekirse canını ortaya koyar. Bu yönüyle anne şefkati, Allah’ın rahmetinin bu dünyadaki en parlak tecellilerinden biri olarak görülmektedir.
Fakat bazı anneler bazen çocuklarını terk ediyor, hatta onlara zarar verebiliyorlar. Bu durum, annelikten değil, insanların insani yapısından kaynaklanan bir durumdur. Benzerini babalar da yapar; abi, abla, teyze, hala vb. farklı insanlar da yapabilir.
İnsan sadece şefkatten ibaret değildir. İnsanın içinde hem ulvi hisler vardır hem de onu aşağıya çeken yönler vardır. Yani insanın içinde bir tarafta merhamet, vicdan ve fedakârlık; diğer tarafta ise nefis, bencillik ve zaaflar bulunur.
Her annede şefkat duygusu fıtraten vardır. Ancak bu şefkat, her annede aynı derecede güçlü değildir. Şefkatin derecesi; imana, vicdana, terbiyeye ve yaşanan hayata göre farklı seviyelerde görülebilir ve hissedilebilir. Eğer bir insanda iman kuvvetliyse, vicdan canlıysa, o şefkat büyür, derinleşir ve gerçek anlamını bulur. Eğer nefis öne geçerse, dünya sevgisi kalbi kaplarsa, o zaman şefkat zayıflar, hatta bazen tamamen istikametini kaybeder.
Bazı annelerin çocuklarına zarar vermesi, aslında şefkatin yokluğunu değil; şefkatin bozulmuş, örtülmüş veya bastırılmış hâlini gösterir. Buna bir de cehalet, sevgisizlik, zor hayat şartları ve psikolojik problemler eklendiğinde, insanın en güzel duyguları bile zarar görebilir. Mesela doğum sonrası yaşanan ağır ruhsal sıkıntılar, annenin kendi fıtratına bile yabancılaşmasına sebep olabilir.
Çok önemli ve asla karıştırılmaması gereken kısım ise şudur: Annedeki şefkat, Allah’ın sonsuz rahmetinin kendisi değildir. O, Allah'ın şefkatinin sadece küçücük bir yansımasıdır. Bir aynadaki görüntü gibidir. Ayna temiz olursa görüntü güzel olur ama ayna kirlenirse görüntü de bozulur. İşte insan kalbi de böyledir. Kalp ne kadar temiz, ne kadar imanlı ve ne kadar sağlıklıysa, içindeki şefkat de o kadar saf ve güçlü olur.
Dünyada gördüğümüz eksiklikler ve acı örnekler, ilahî rahmetin değil; insanın kendi zaaflarının sonucudur. Bununla beraber, günahların ve hislerin insana verdiği zararları da unutmamak lazımdır. Allah'ın şefkatinin en güzel örneğini Peygamber Efendimiz'de (s.a.v.) görebiliriz.

