Kur’ân-ı Kerîm’de, iman ettikten sonra küfre girenlerin doğru yoldan sapmış oldukları, yaptıkları amellerin dünya ve âhirette geçersiz sayılacağı, dünyada ve âhirette elem verici bir azaba çarptırılacakları ve Allah’ın gazabını üzerlerine çekecekleri ifade edilir.1 Konuyla ilgili bir âyet şöyledir:
Yoksa (siz de) daha önce Mûsâ'ya sorulduğu gibi, (itâat etmek yerine) peygamberinizi sorguya mı çekmek istiyorsunuz? Kim îmânı küfürle değiştirirse, o takdirde gerçekten (dosdoğru) yol ortasında sapıtmış olur.2
Kur'ân-ı Kerim'de anne-baba ile evlad arasındaki münasebetleri açıkça ortaya koyan bir kısım âyetler şöyledir:
İnsana, ana-babasını (gözetip, onlara iyilik etmesini) de tavsiye ettik. Anası onu, zayıflık üstüne zayıflık çekerek (karnında) taşımıştı. (Sütten) ayrılması da iki sene içinde olur. (Bu yüzden:) “Bana şükret! Ana-babana da!” (diye tavsiye ettik). Dönüş ancak banadır.
Bununla berâber eğer (ana-baban), hakkında bir bilgi sâhibi olmadığın şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa, o takdirde onlara itâat etme; ama onlara dünyada iyilikle sâhip çık! Ve bana yönelenlerin yoluna uy! Sonra dönüşünüz ancak banadır; o zaman size yapmakta olduklarınızı haber vereceğim.3
Anne ve babaya iyilik etmek Kur'ân'da emredilmiştir. Anne-baba Müslüman olsun veya olmasın, onlara iyi davranmak, saygılı olmak ve onları gereksiz yere incitmemek temel bir ilkedir.
Bununla birlikte, Allah'a karşı görevlerimizi yerine getirmek ile anne-babaya itaat aynı şey değildir. Kur'ân'da, anne-baba kişiyi Allah'a ortak koşmaya zorlasa bile bu konuda itaat edilmeyeceği, ancak dünyada onlarla yine güzel geçinilmesi gerektiği bildirilir.
Sorunuzdaki durum ise daha farklıdır. Burada mesele, İslam'dan çıkmış (mürted olduğu varsayılan) ve mukaddesata hakaret eden kişilerle ilişki kurmak ile ilgilidir. Bu konuda şu noktalar önemlidir:
"Anne-babayı üzmemek için her durumda konuşmak gerekir" şeklinde genel bir dinî kaide yoktur. Anne-babayı üzmemek çok önemli bir ahlaki sorumluluktur; ancak bu, dinen her isteneni yapmak anlamına gelmez.
Eğer bu kişilerle görüşmek, kişinin kendi dinî hayatına zarar vermiyor, İslâm'a yapılan hakaretlere ortak olmayı gerektirmiyor, batılı tasvip ettiği izlenimini vermiyorsa, sadece akrabalık bağını tamamen koparmamak, nezaket göstermek veya aile içi huzuru korumak amacıyla sınırlı bir iletişim kurmanın mümkün olabileceği söylenebilir. Burada şu hakikat asla unutulmamalıdır: "Hakkın hatırı âlidir, hiç bir hatıra feda edilmez."
Buna karşılık, eğer görüşmeler sürekli olarak dine hakaret edilen, kutsal değerlere sövülen, kişinin imanına zarar veren bir ortama dönüşüyorsa, kişinin bu ortamlardan uzak durması meşru görülebilir. Böyle bir durumda anne-babaya saygı devam eder; fakat dinen sakıncalı görülen bir ortama katılmak zorunlu hale gelmez.
"Mürted" hükmü ise fıkıhta son derece ağır bir hükümdür. Bir kimse hakkında bu hükmün uygulanması, özellikle günümüzde, kişilerin kendi kanaatleriyle değil; kişinin sözlerinin, kastının ve şartlarının ayrıntılı değerlendirilmesini gerektirir. Bu nedenle, bir aile ferdini kesin olarak "mürted" kabul ederek bütün dinî sonuçlarını bireysel olarak uygulamaya çalışmak isabetli olmayabilir.cDolayısıyla sorunuzdaki durumda denge şu şekilde kurulabilir:
Anne ve babanın üzüntüsünü gidermeye çalışmak dinî ve ahlaki bir görevdir. Fakat bu, dinî değerlere hakaret edilen ortamlara katılmayı veya bu hakaretleri normalleştirmeyi zorunlu kılmaz. Eğer mümkünse, hakaretlerin konuşulmadığı, saygı sınırlarının korunduğu ölçülü bir iletişim hem aile bağlarını koruyabilir hem de anne-babayı rahatlatabilir. Böyle bir iletişim mümkün değil ve her görüşme dine hakaretle sonuçlanıyorsa, mesafeyi korumak için dinî gerekçeler bulunabilir. Bununla birlikte anne ve babaya şefkat, ilgi ve destek sürdürülmelidir.
Son olarak, "anne-babayı üzmemek gerekir" ilkesi doğrudur; ancak İslam âlimleri bunu mutlak bir itaat yükümlülüğü olarak anlamamışlardır. Anne-babaya iyilik esastır; fakat Allah'a karşı sorumlulukla çelişen bir konuda onların isteği bağlayıcı kabul edilmez.
https://islamansiklopedisi.org.tr/ridde
Bakara, 2/108
Lokman, 31/14-15

