Tûbâ kelimesi Kur'ân-ı Kerim'de tek bir yerde şöyle geçmektedir:
اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ طُوبٰى لَهُمْ وَحُسْنُ مَاٰبٍ
Îmân edip sâlih ameller işleyenlere ne mutlu! Varılacak güzel yer de onlar içindir.1
Bir adamın Tûbâ'nın ne olduğunu sorması üzerine Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
Tûbâ, cennette yüz yıl boyunca (altında) yürünebilecek büyüklükte bir ağaçtır; cennetliklerin elbiseleri o ağacın tomurcuklarından yapılır2
Bir başka rivayette bir bedevînin, “Ey Allah’ın elçisi, cennette meyve var mıdır?” diye sorduğu ve Hz. Peygamberin (sav), “Evet, orada bir ağaç vardır ki ona tûbâ denilir” dediği, arkasından bedevî, “Bizim arazimizdeki hangi ağaç ona benzer?” diye sorunca, “Senin arazindeki hiçbir ağaç ona benzemez, ancak Şam’da ceviz denilen bir ağaç ona benzer, tek bir gövde üzerinde biter, yukarıya doğru dallanır, budaklanır” şeklinde cevap verdiği, adamın bu defa, “Gövdesinin büyüklüğü ne kadardır?” sorusu üzerine Hz. Peygamberin, “Ailene ait üç yaşını doldurmuş bir deve yola çıkıp yaşlılık sebebiyle köprücük kemiği kırılıncaya kadar yürüse yine de onun çevresini dolaşmış olamaz” dediği ifade edilmiştir.3
Diğer bir rivayette ise cennette tûbâ adı verilen bir ağacın bulunduğu, bir süvariye güçlü ve hızlı bir at verilse onun gölgesinde yüz yıl ilerleyeceği, yaprağının ve henüz olgunlaşmamış yemişinin yeşil ve serinletici, çiçeğinin sarı, ince ve hafif, dallarının kadife, reçinesinin zencefil ve bal gibi olduğu belirtilmiştir.4
Bir başka rivayette de tûbânın cennette bir ağacın adı olduğu, cennetteki bütün evlerin onun dallarından yapıldığı, dallarının evlerin üzerine sarktığı, cennettekilerin meyvelerini yemeyi arzuladıklarında ağacın kendilerine doğru eğildiği, onların da o ağaçtan diledikleri kadar yedikleri bildirilmiştir.5
Yine bir rivayette, “Cennette bir ağaç vardır; eğitilmiş süratli bir ata binen süvari yüz yıl gider de onun gölgesini bitiremez” denilmiştir.6
Hadisin açıklamasında ağacın gölgesinden muradın dallarının kapladığı yerler, isminin de Tûbâ olduğu belirtilmiştir (Davudoğlu, XI, 235).7
Özetle Tuba ağacı, cennette Allah'ın mü'min kulları için bir lütfu, bir ihsanıdır. Tuba ağacının kökü yukarıda, dalları ve meyveleri ise aşağı doğru, çok büyük bir ağaç olarak tasvir edilmiştir. Meyvelerin aşağı doğru uzanması ehli cennet kulların bu meyvelerden kolayca faydalanması adına hususî bir rahmet tecellisi olarak görülmektedir. Tuba ağacında tek bir ağaçta cennetin şartlarına uygun çok çeşitli meyvelerin bir arada olması kudret ve rahmet-i ilahiye açısından mümkündür. Demek dünya nimetlerine benzer fakat kıyas edilemeyecek, çok daha güzel, çeşit çeşit nimetler cennette vardır.
Ek MRa'd, 13/29
Müsned, III, 71
a.g.e., IV, 183-184.
İbn Ebü’d-Dünyâ, hadis nr. 53.
Ebû Nuaym el-İsfahânî, III, 249.
Müslim, “Cennet”, 6, 8.
https://islamansiklopedisi.org.tr/tuba

