Peygamber Efendimiz’e (sav) salat ve selam getirilmesi, O’nun peygamberliğine şehadet edilmesi ve bu şehadetin lafızları hadislerde farklı şekillerde rivayet edilmiştir. Bazı rivayetlerde “عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ” (O’nun kulu ve resulüdür) ifadesi yer alırken bazılarında yalnızca “رَسُولُ اللَّهِ” (Allah’ın resulüdür) ifadesi bulunmaktadır. Nitekim Sahih-i Buhârî ve Sahih-i Müslim’de geçen şu rivayette “abdühü” ifadesi yer almamaktadır:
Resûlullah ﷺ şöyle buyurmuştur:
«أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَشْهَدُوا أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ، وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ، وَيُقِيمُوا الصَّلَاةَ، وَيُؤْتُوا الزَّكَاةَ...»
“İnsanlarla, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın resulü olduğuna şehadet edinceye, namazı kılıncaya ve zekâtı verinceye kadar savaşmakla emrolundum…1
Bu tesbihatları tertip eden büyük zatlar, şehadet ifadelerini bu şekilde almışlardır. Bediüzzaman Hazretleri de lafzı bu şekilde kendisine vird edinmiştir.
Buhârî, el-Câmiʿu’s-Sahîh, Kitâbü’l-Îmân 2.

