Bediüzzaman Hazretleri ahir zamandaki insanların manevi yaralarına merhem olarak Kur’an eczanesinden almış olduğu "Risale-i Nur" reçetelerinden kimsenin mahrum kalmaması için siyasetten uzak durmuştur. Çünkü kendi ifadesiyle her siyasi görüş sahiplerinde bu hakikatlere muhtaç olanlar var. Eğer siyasete karışsaydı, olayları siyasi gözlükleriyle değerlendiren insanların peşin hüküm vermesine sebep olacaktı. Elindeki bu kıymetli Kur’an hakikatlerini siyasi propaganda için yazdığını zannedeceklerdi. Ya da bazı din düşmanlarının bu kuvvetli iman derslerinin kıymetini düşürmek için “Dini siyasete alet ediyor” iftirasına maruz kalacaktı. Siyasetten çekilmekle, Kur’an’ın elmas gibi kıymetli hakikatlerini cam parçaları durumuna düşürmemiştir. Böylelikle her görüşten fikir sahipleri hiçbir evhama kapılmadan Risale-i Nur’a talebe olabilmişlerdir.1
Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.35-38