Bağış Yap

RİSALE-İ NUR

23.09.2026

Risale-i Nur’da Geçen Şehbaz Kalender Kimdir? Hayatı, Lakapları ve Tasavvufi Yolu

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

Sözler eserinde isimleri geçen Şehbaz Kalender ve Şehnaz kimlerdir? İzah eder misiniz?

23.09.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Şehbaz Kalender: Hayatı, Tasavvufi Yolu ve Kerametleri

Tasavvuf tarihinde Kalenderiye yolunun önde gelen simalarından biri olan Şehbaz Kalender, hem ilmi yönü hem de manevi derinliğiyle dikkat çeken müstesna bir şahsiyettir. Asıl adı Seyyid Osman el-Mervandi olan bu zat, 1117 yılında bugün Azerbaycan sınırları içinde bulunan Marvend’te doğmuş ve 1274 yılında vefat etmiştir. Hayatını ilme, zühde, takvaya ve insanları İslam'ın güzellikleriyle buluşturmaya adamıştır.
Neseben soyu Hazret-i Cafer-i Sadık'a dayanan Hazret-i Şehbaz Kalender'in babası Seyyid İbrahim Kabiruddin el-Cevabi'dir. Mervand kentinde dünyaya geldiği için kaynaklarda Mervandi lakabıyla da anılır.

Küçük yaşlardan itibaren ilme olan büyük tutkusuyla tanınan Hazret-i Şehbaz Kalender, vaktinin büyük kısmını mescitte ilim öğrenerek geçirmiştir. 7 yaşında Kur'an-ı Kerim'i ezberlemiş, küçük yaşta taharet, oruç ve namaz gibi temel fıkıh konularına vakıf olmuştur. Arapça ve Farsça dillerini çocuk yaşta öğrenmiştir. Henüz çocukluk ve gençlik yıllarında ilmiyle tanınan ve ziyaret edilen bir kişi haline gelmiştir.
Tasavvuf terminolojisinde kalender, seyr-i sülukünü (manevi yolculuğunu) tamamlayan; kendini unutup dünyayı terk eden, nefsini dünyevi lezzetlerden arındırarak mabud-ı hakiki olan Allah'a itaat eden ve dünyaya Rabbi adına bakan kimse demektir. Kendisi bu manevi yolculuğunu tamamlayıp bu lakabı almıştır.

Bir müridin Kalenderiye mesleğine intisap edebilmesi için imanın şartlarına sağlam bir şekilde inanmak temel şart olmakla beraber, şu altı temel sıfata sahip olması gerekli görülmüştür:
1. Doğru akide sahibi olmak
2. Salih ameller işlemek
3. Güzel ahlaka sahip olmak
4. Muamelelerde (ilişkilerde) dürüst ve doğru olmak
5. Mürşidine itaat etmek
6. Sabırlı olmak

Bu şartlardan da anlaşılacağı üzere manevi olarak uzun ve meşakkatli bir yoldur.
Hazret-i Şehbaz Kalender, hayatı ve taşıdığı vasıflar dolayısıyla çeşitli lakaplarla anılmıştır:
Le'l (Kırmızı): Şehitlerin ve mücahitlerin rengi olan kırmızı, Kalenderiye mensupları tarafından bir alamet olarak kullanılmıştır. Tamamen kırmızı giyindiği için kırmızı manasına gelen le'l sıfatını almıştır.
Şehbaz: İnsanların kalbini cezbedip manevi olarak yakalamada doğana benzetildiği için bu lakap verilmiştir. Seyfüllisan ve Mahdum lakapları da sahip olduğu diğer unvanlar arasındadır.

Buluğ çağına erdiğinde Baba İbrahim adında bir zata bağlanarak manevi eğitime adım atmıştır.

Şeyhinin vefatından sonra kendi tekkesini inşa eden Şehbaz Kalender, ömrü boyunca pek çok seyahat gerçekleştirmiş ve farklı alimlerle görüşmüştür:

Özellikle hacca gidiş dönüşte Abdülkadir-i Geylani Hazretlerinin türbesini ziyaret ederek büyük bir manevi feyze mazhar olmuş ve mürakebe ile manevi irşada mazhar olmuştur. Ardından Mekke ve Medine'yi ziyaret ederek kutsal topraklarda da manevi derecelerini artırmıştır. Delhi, Lahor, Sind ve Multan gibi günümüz Pakistan sınırları içinde kalan önemli ilim ve irfan merkezlerini ziyaret etmiş ve manevi çalışmalarda bulunmuştur. Medresesi'nde çok dersler vermiş ve Mizan-us-Surf, Kism-e Doyum, Aqd ve Zubde adlı risalelerini yazmıştır.
İnsanlara karşı son derece şefkatle muamele eden Hazret-i Şehbaz Kalender'in tüm gayesi, insanları İslam'ın güzellikleriyle tanıştırmak ve hakikate ulaştırmak olmuştur. Hayatı boyunca pek çok kerameti görülmüştür: Dualarıyla insanlar kıtlık yıllarında bolluğa kavuşmuş, hastalar şifa bulmuştur. Annesine duyduğu saygı ve uzun süre ona hizmet etmesi, ahlaki olgunluğunun en güzel örneklerindendir. Hazret-i Şehbaz Kalender, ilmi, zühdü, tasavvufi derinliği ve insan sevgisiyle İslam coğrafyasında iz bırakan müstesna bir gönül sultanı olarak hatırlanmaktadır.1

Bediüzzaman Hazretleri bu mübarek zatı on yedinci sözde şu ifadelerle bize hatırlatıyor:

Her birisi, yüzler ellerini Şehbaz-ı Kalender gibi dergah-ı İlahi’ye uzatıp, muhteşem bir ibadet vaz‘iyetini almışlar.2

Burada Bediüzzaman Hazretleri, ağaçların dallarının göğe yükselmesini Hazret-i Şehbaz Kalender'in duaya kalkmış mübarek ellerine benzeterek bitkilerin lisan-ı hal ile olan ibadetlerini bildirmektedir.

ŞEHNAZ A ÇIHILKEZÎ

Şeh3 kelimesi Şah kelimesinin yumuşatılmışı olup padişah demektir. Naz ise eda ve güzellik demek olup ikisinin birleşmesi ile ŞEHNAZ kelimesi oluşmuş, bu ise padişah edası, nazı hükümdar gibi nazlı manasında bir kız adıdır.4 Musikide de aynı zamanda makam adıdır.

Çıhıl Farsçada kırk demek olup Kezi5 ise Kürtçede saç örgüsü manasındadır. Çıhılkezi, kırk örmeli saç manasında Kürt edebiyatında sevgili için kullanılmıştır.

Şehnaz a Çılkezi ise kırk örgülü, nazlı kız için kullanılan bir kavramdır. Yoksa var olan bir kişi değildir.

Bediüzzaman Hazretleri on yedinci sözdeki Farsça ibarede şöyle demektedir:

Oynattırıyorlar zülüfvari küçük dallarını; ve onunla temaşa edenlere de latif şevklerini ve ulvi zevklerini ihtar ediyorlar.6

Bura Bediüzzaman Hazretleri ağaçların dallarını sevgilinin kırk örgülü saçına benzetip onları seyredenleri ise aşığa benzetmiştir. O seyirciler, o sallanan dallara bakarak o dalların yaptığı zikirler başta olmak üzere yüksek manaları hatırlayıp lezzet alıyorlar.

Kaynakçalar
  1. Kari Gülizar Ahmed Medeni, ‘Le’l Şehbaz Kalenderin Yüz Olayı’ Lahor, 2014,

  2. Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 82

  3. Dehkhoda Farçsça Sözlüğü

  4. Dehkhoda Farçsça Sözlüğü

  5. Ferheng Kürtçe Sözlüğü

  6. Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 82

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız