Sabah vakti, rızık aramak için bereketli bir vakittir. Bununla ilgili olarak, Peygamber Efendimiz (asm) şöyle dua etmiştir:
Allah’ım! Ümmetimin sabahını bereketli kıl.1
Bir başka hadis-i şerifte de şöyle buyrulmuştur:
Sabah uykusu, rızkın azalmasına sebep olur.2
Bu hadislerde de görüldüğü üzere, halk arasında söylenen "rızıkların sabah taksim edilmesi" sözü, sabahın çalışma, gayret ve bereket zamanı olmasına işaret eder. Risale-i Nur Külliyatında bu konuyla ilgili olarak şu cümleler geçer:
Uyku üç nev‘dir. Birincisi: Gaylûle'dir. Fecirden sonra, tâ vakt-i kerâhet bitinceye kadardır. Bu uyku, hadîsçe rızkın noksâniyetine ve bereketsizliğine sebebiyet verdiği için, hilâf-ı sünnettir. Çünkü, rızık için sa‘y etmenin ve rızkın mukaddemâtını ihzâr etmenin en münâsib zamanı, serinlik vaktidir. Bu vakit geçtikten sonra bir rehâvet ârız olur. O günkü sa‘ye ve dolayısıyla da rızka zarar verdiği gibi, bereketsizliğe de sebebiyet verdiği, çok tecrübelerle sâbit olmuştur.3
Yani, sabah namazından sonra kerahat vaktindeki uyku, bereketsizliğe sebep olduğu için sünnete aykırıdır. Çünkü rızık için çalışmanın veya hazırlık yapmanın en uygun zamanı serinlik vaktidir. Bu vakit geçtikten sonra tembellik ve gevşeklik oluşur. O günkü çalışmaya ve dolayısıyla rızka mani olduğu için, bereketsizliğe sebebiyet verir. Bu durum herkes tarafından çok defa tecrübe edilmiştir.
Bunlarla birlikte Bediüzzaman Hazretleri, seher vaktinin manevi feyzinin yüksek olduğunu, bu vaktin manevi bereketlerin de çekirdeği olduğunu, duaların kabul zamanı olduğunu, bu vakitte yapılan ibadet ve zikirlerin günün tamamını etkilediğini belirterek, sabah vaktinin manevi rızıklara olan etkilerini de izah eder.
Tirmizî, Büyû’, 6; Ebû Dâvûd, Cihâd, 78.
İbn Hanbel, I, 73.
Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.310.

