Ölüm, insanın ruhunun bedeninden ayrılarak berzah âlemine geçmesidir. Berzah âlemi bedenimize değil, ruhumuza ait bir âlemdir. Oradaki kabir, fiziksel anlamda bir mekânı değil, mânevî bir yeri temsil eder. 1 Nitekim Kur’ân-ı Kerîm, berzah âleminde bulunan ruhlarımızın, haşir (yeniden dirilme) gününde yeniden dirilerek bedenlerine döneceğini şöyle haber vermektedir:
Muhakkak ki kıyâmet gelicidir; onda şübhe yoktur ve elbette Allah, kabirlerde bulunan kimseleri (ölüleri) diriltecektir! 2
Yeniden dirilme ile ilgili farklı bir âyette şöyle buyrulmaktadır:
İnsan, kendisinin kemiklerini aslâ bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor? Evet, bizim, onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter. 3
Yeniden dirilme ile ilgili farklı bir âyette şöyle buyrulmaktadır:
Ve sûra (ikinci def'a) üfürülmüştür de bakarsın ki onlar kabirlerinden (kalkıp)Rablerine koşuyorlar! Derler ki: “Eyvâh bize! Bizi yattığımız yerden kim kaldırdı? Bu, Rahmân'ın va'd ettiği şeydir; demek peygamberler doğru söylemiş!” 4
Özetleyecek olursak ; ölüm, ruhun bedenden ayrılarak mânevî berzah âlemine geçmesidir. Kur’ân'ı Kerim'de Rabbimiz, kıyâmetin mutlaka kopacağını ve Allah’ın kabirlerdeki ruhları bedenlerine iade ederek dirilteceğini açıkça bildirir. Sûr’a ikinci defa üflendiğinde herkes kabirlerinden kalkıp Rablerine yönelir; “Bu, Rahmân’ın va‘dettiği şeydir” ifadesi berzah âlemindeki ruhların yeniden yaratılan bedenlere iade olmasıyla gerçekleşeceğine işaret eder. Yani; ruhumuz kabirde tekrar cesedine dönmez, yeniden dirilişte tekrar cesedine döner.
Buhari, Edep 46/6052
Hac, 22/7
Kıyamet 75/ 3-4
Yâsin 36/51-52

