Nefis, ruh, can, hayat, hayatın ilkesi, nefes, varlık, zat, öz varlık, insan, kişi, hevâ ve heves, kan, beden ve bedenden kaynaklanan süflî arzular gibi mânalara gelir. Nefis maddi olmadığı için vücutta şurasıdır diye bir yer tayin edilemez. Şeytanın insana daima vesvese verdiği yer ise kalbin üstündeki lümmesidir. Bediüzzaman Hazretleri bu durumu şu şekilde ifade eder:
Şeytan evvelâ şübheyi kalbe atar... Belki kalbe yakın olan lümme-i şeytâniyeden geliyor. 1
İnsanda lümme-i şeytaniye denilen bir yer vardır. Bu lümme-i şeytaniye bir dil ve bir kulak gibi insana kötülüğü telkin eder. Üstad Bediüzzaman Hazretleri bu durumu şu şekilde ifade eder:
Öyle de, insanda kalbin bir köşesinde lümme-i şeytâniye denilen bir âlet-i vesvesenin ve kuvve-i vâhimenin telkînâtıyla konuşan bir şeytânî lisân ve ifsâd edilen kuvve-i vâhime, küçük bir şeytan hükmüne geçtiklerini ve sâhiblerinin ihtiyârına zıd ve arzularına muhâlif hareket ettiklerini, herkes nefsinde hissen ve hadsen görmesi, âlemde büyük şeytanların vücûduna kat‘î delîldir. Ve bu lümme-i şeytâniye ve şu kuvve-i vâhime, bir kulak ve bir dil olduklarından, ona üfleyen ve bunu konuşturan hâricî bir şahs-ı şerîrin vücûdunu ihsâs ederler. 2
Bütün bunlarla beraber Peygamber Efendimiz bir hadisinde şöyle buyurur:
Senin en büyük düşmanın, iki koltuğunun arasında seni kuşatan nefsindir. 3
Yine bir başka hadis de şöyledir:
Âdemoğluna şeytan da melek de yaklaşır. Şeytanın yaklaşması, kötülüğe yönlendirmek ve hakkı yalanlatmak şeklindedir. Meleğin yaklaşması ise iyiliğe yönlendirmek ve hakkı doğrulatmak şeklindedir. Kim böyle (meleğin telkinini) hissederse bunun Allah"tan olduğunu bilsin ve Allah"a hamdetsin. Kim de diğerini (şeytanın vesvesesini) hissederse, taşlanmış ve kovulmuş şeytandan Allah"a sığınsın.4
Özetle; insanı kötülüğe sevk eden ve hak yoldan uzaklaştırmaya çalışan nefsin varlığı kesindir. Ancak maddi bir varlık olmadığı için, vücutta ona belirli bir yer isnat etmek doğru değildir.
Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrât Neşriyat, Isparta, 2015, s. 163.
Bediüzzaman Said Nursi, Lemalar, Hayrât Neşriyat, Isparta, 2015, s. 84.
İbn Kesir, Hadislerle Kur’an-ı Kerim Tefsîri, Çağrı Yayınları, İstanbul 2005, c. 9, s. 4824.
Tirmizî, Tefsîru"l-Kur"ân, 2.

